Bursa’da FETÖ sanığı iş adamlarından rüşvet alarak tahliye sözü verdiği iddia edilen çetenin yargılamasına devam edildi. Son duruşmada tahliye edilen, fakat savcılık itirazıyla yeniden tutuklanan Eyüp Ensar Ç. duruşmada ağlayarak, “Lütfen beni salın” dedi. Yazar: Besler Hukuk 23 Mart 2021. Uyuşturucu kullanma cezası TCK’da düzenlenmiştir. Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu madde kullanan kişi suç işlemiş olur. Kişinin elindeki uyuşturucu maddenin miktarı kişisel kullanım sınırından fazla olması halinde uyuşturucu madde Ağırceza suçları davalarının görüldüğü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma , sanığın savunmasının alındığı duruşmadır. Ağır cezalar İhsaniye Mh. 4903 Sk. İçtihatMetni MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. İŞ MAHKEMESİ (KADIKÖY 2.İŞ) TARİHİ: 12/10/2011 NUMARASI: DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Antalya 2'nci İş Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, davacı ve davalı vekilleri katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Nazire Terzi, yaklaşık 20 yıldır ev hizmetlerinde Fast Money. Boşanmaya karar veren çiftlerin ilk duruşması oldukça önemlidir. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında ilk duruşma genel olarak ön inceleme süreci olarak kabul edilir. Bu süreç aslında boşanma davasının ikinci aşaması olarak karşımıza çıkar. İlk aşama ise dilekçenin verilerek davanın açılması verilirken tarafların ikişer defa dilekçe verme hakkı bulunur. Tarafların dilekçeye karşılık verebilmesi için iki haftalık bir süre tanınır. Bu sayede ikinci cevap dilekçesi istenirse kolaylıkla sunulur. Bu süreçlerin en iyi şekilde takip edilmesi çekişmeli boşanma davalarında çok aşaması tamamlandıktan sonra mahkeme tarafından ilk duruşma tarihi belirlenir. Bu süreç mahkemelerin yoğunluğuna göre değişmesine rağmen genellikle davanın açılış tarihinden ortalama 5 – 6 ay sonra ilk duruşma gerçekleştirilir. Dilekçe aşaması kısa olursa dava tarihi daha erkene de alınabilir. Ön inceleme olarak bilinen bu duruşma, tahkikat öncesidir. Bu süreçte mahkeme tarafından dava incelenir ve tahkikat aşamasına hazırlık İnceleme Aşamasını Oluşturan UnsurlarTahkikat aşamasından önce ön inceleme aşaması olan ilk duruşmayı oluşturan üç ana unsur vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilirİnceleme yapılarak uyuşmazlığın tespiti aşaması için ön hazırlık işlemleri teşvik işlemleri üç işlemin ardından ilk duruşma Şartlarının İncelenmesi Süreciİlk duruşmada ön hazırlık için dava şartları detaylı olarak incelenir. Böylece çekişmeli olan bu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın nedeni tespit edilir ve dava şartlarının bulunup bulunmadığı anlaşılır. Dava şartları olarak;Yargı yolunun caiz olup olmadığı mahkemelerinin yargı hakkının bulunup bulunmadığına konu olan uyuşmazlığın çözümü için mahkemenin görevli olup olmadığına karar dava ve taraf için ehliyetinin olup olmadığı yetkisine itiraz olduğunda bu yetkinin olup olmadığı temsilci olduğunda temsilcinin bu konum için gerekli niteliğe sahip olup olmadığına harç ve masraflar için avans yatırıp yatırmadığı aracılığıyla takip edilen davalarda vekaletnamenin olup olmadığı daha önce açılıp açılmadığına bakılır. Eğer açıldıysa davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı bu şartları kurallara uygun şekilde dosya üzerinde inceler ve kararını öyle Adım İlk Duruşma Aşamasıİlk duruşma ön inceleme olduğu için hâkim belirli konularda inceleme yapar. Bunlar kısaca şu şekildedirİlk itirazlar konuları tam olarak tespit delillerini sunmaları için süre tarafından sunulan delillerin toplanması için gerekli işlemler tarafları sulhe davet duruşma günü ve saati bildirilir. Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur? T-HOS İle İlgili Yazılar Evlilik ve evlilikle birlikte kurulan aile kurumu her ne kadar toplumun temeli olarak görülse de bazı sebeplerle veya koşulların değişmesiyle eşler evliliği sonlandırmak istemekte veya sonlandırmak zorunda kalabilmektedir. Evliliğini sonlandırmak isteyen eşler bunu doğrudan kendi iradeleriyle yapamamakta, boşanmanın gerçekleşebilmesi için aile mahkemesinde bir boşanma davası açarak boşanmayı gerçekleştirebilmektedir. Boşanma davası açan eşler bu şekilde yenilik doğuran haklarını kullanarak evliliklerini sona erdirebilmektedir. Türk Hukuku’nda boşanma davaları kural olarak duruşmalı olarak gerçekleştirilmektedir. Boşanma davasında ilk duruşma nasıl olur, boşanma davasında ilk duruşma tarihi ne zaman belli olur, ilk duruşmaya karşı taraf gelmezse ne olur, ilk duruşmadan sonra ne yapılmalıdır gibi sorular eşler tarafından en çok merak edilen konular arasındadır. Bu yazıda bu sorular kapsamında boşanma davasında ilk duruşma nasıl olur gibi sorular hakkında detaylı açıklamalara yer verilecektir. Boşanma Davasında İlk Duruşma Tarihi Ne Zaman Belli Olur?Boşanma Davasında İlk Duruşmada Hangi İşlemler Gerçekleştirilir?Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur?Boşanma Davasında İlk Duruşmada Hâkim Neleri Sorar? Boşanma Davasında İlk Duruşmaya Karşı Taraf Gelmezse Ne Olur?İlk Duruşmadan Sonra Ne Yapmalıyım?İlk Duruşmada Nafaka Bağlanır mı? Boşanma Davasında İlk Duruşma Tarihi Ne Zaman Belli Olur? Boşanma davasında ilk duruşma tarihinin belirlenmesi hususunda çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma açısından ikili bir ayrıma gitmek gerekmektedir. Çekişmeli boşanma davası eşlerin boşanma, ortak çocukların velayeti, eşe ödenecek nafaka gibi boşanmanın hukuki sonuçlarına ilişkin anlaşmaya varmamış veya varamamış olduğu boşanma davası olarak tanımlanabilecektir. Çekişmeli boşanma davalarında mahkemeye davacı eş dava, cevaba cevap; davalı eş cevap ve ikinci cevap dilekçesi olmak üzere ikişer dilekçe sunabilecektir. Dava dilekçesinin ardından tarafların her bir dilekçeye cevap yazmaları için iki haftalık süreleri bulunmaktadır. Tarafların iki haftalık süreleri içinde dilekçelerini sunmasının ardından, kısacası dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından mahkeme davaya ilişkin ön incelemeyi gerçekleştirecek ve boşanma davasında ilk duruşma olan ön inceleme duruşması için tarih belirleyecektir. Mahkemenin duruşma tarihi belirlemesine ilişkin kanunlarımızda mevcut bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle davaya bakmak için yetkili mahkeme, duruşma tarihini iş yoğunluğuna göre belirleyecektir. Dilekçelerin sunulmasının ve mahkemece ön incelemenin gerçekleştirilmesinin ardından tespit edilen boşanma davasının ilk duruşma günü taraflara davetiye ile bildirilecektir. Anlaşmalı boşanma ise tarafların boşanmasının hukuki sonuçlarında anlaşmaları durumunda söz konusu olur. Bu durumda taraflarca hazırlanan boşanma protokolünün bir dilekçe ile birlikte mahkemeye sunulur. Mahkeme boşanma protokolü ve dilekçenin sunulmasının ardından boşanma davasında ilk duruşma gününü belirleyerek tarihi taraflara tebliğ eder. Boşanma Davasında İlk Duruşmada Hangi İşlemler Gerçekleştirilir? Mahkeme boşanma davasında ilk duruşmada ilk önce dava şartlarını inceler. Bu kapsamda mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. Maddesinde yer alan şartların mevcut olup olmadığını tespit edecektir. Daha detaylı olarak açıklamak gerekirse mahkeme; açılan dava için Türk Mahkemelerinin yetkili olup olmadığını, yargı yolunun caiz olup olmadığı, davanın açıldığı mahkemenin uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme olup olmadığı, davanın açıldığı mahkemenin yer yönünden yetkili olup olmadığı, dava taraflarının dava ve taraf ehliyetine sahip olup olmadığı, dava takip yetkisine sahip olup olunmadığı, davanın vekilavukat aracılığı ile takip edildiği davalarda vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olup olmadığı ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunup bulunmadığı hususlarını tespit eder. Bu hususta bir örnek vermek gerekirse, bilindiği üzere boşanma davaları için yetkili mahkeme Medeni Kanun’un 168. Maddesine göre, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Mahkeme ilk duruşmada dava açılan mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olup olmadığını tespit edecektir. Mahkeme dava şartlarına ilişkin incelemesini gerçekleştirmesinin ardından tarafların ilk itirazlarını inceleyecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uyarınca ilk itirazlar kesin yetki kuralını bulunmadığı hallerde mahkemenin yetkisine itiraz ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesine ilişkin itirazdır. Boşanma davaları için uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi mümkün olmadığından mahkeme incelemesi yalnızca yetki itirazı yönünden gerçekleştirecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 117. Maddesi uyarınca ilk itirazlar davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen itirazlar, hâkim tarafından göz önünde bulundurulmayacaktır. Boşanma davasında ilk duruşmada dava şartlarının ve ilk itirazların incelenmesinin ardından hâkim, uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyecektir. Hâkim, bu aşamada temel istem olan boşanmanın yanında tarafların dilekçelerinde bulunan maddi ve manevi talepleri de tespit edecektir. Daha sonrasında hazırlık işlemlerine geçilecektir. Nitekim davalarda yargılama; dilekçeler aşaması, ön inceleme aşaması, tahkikat aşaması, sözlü yargılama aşaması ve hüküm olmak üzere beş aşamadan oluşmaktadır ve ön inceleme aşaması tahkikat aşamasının hazırlığı niteliğindedir. Hazırlık işlemlerinde mahkemece taraflara delillerini sunmaları için süre verilebilir, taraflar delili doğrudan mahkemeye sunmamış ama dilekçelerinde delilin temin edileceği yeri belirtmişlerse mahkeme delilin toplanması için gerekli işlemleri gerçekleştirebilir. Buna ek olarak, eğer taraflar dilekçelerinde tanık deliline dayanacaklarını beyan etmişse ve tanık göstermişse tanıklara davetiye çıkartılabilir. Boşanma davasında ilk duruşma nasıl olur ile ilgili olarak göz önüne alınması gereken diğer bir husus ise Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un “Usul Hükümleri” başlıklı 7. maddesidir. Anılan hükme göre hâkim boşanma davasında ilk duruşmada esasa girmeden önce, davanın niteliğine göre eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bu sorunların sulh yoluyla çözümünü teşvik edecektir. Eğer eşler arasında sulh sağlanamazsa yargılamaya devam edilecek ve hâkim davanın esası hakkında karar verecektir. Ancak dikkat edilmesi gerekmektedir ki; hâkimin tarafları sulhe teşvik etmesi Türk Medeni Kanunu’nun 166/III ve 166/IV’e göre açılan boşanma davaları için geçerli değildir. Nitekim anılan hükümlere göre açılan boşanma davalarında davanın niteliği sulh teşebbüsüne engel niteliktedir. Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur? Boşanma davasında ilk duruşmada hangi işlemler gerçekleştirilir sorusundan sonra çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma nasıl olur sorusuna cevap vermek gerekmektedir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından boşanma davasında ilk duruşma günü mahkeme tarafından belirlenerek taraflara bildirilir. Belirlenen duruşma günü ve saatinde hazır bulunan taraflar mübaşirin isimlerini söylemesiyle beraber duruşma salonuna alınırlar. Duruşma salonunda davacı taraf ve varsa vekili hâkimin sağ tarafında bulunan masada, davalı ve varsa vekili ise hâkimin sol tarafında bulunan masada yerlerini alırlar. Daha sonrasında hâkim duruşmanın başladığını belirterek duruşmaya gelenleri duruşma zaptına kâtibi vasıtasıyla geçirtir. Hâkim duruşmaya katılan davacı, davalı ve varsa vekillerinin kimlik tespitini yapar; nüfus cüzdanı, ehliyet gibi kimlik tespitine yarayan belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini talep eder. Kimlik tespitinin ardından tarafların daha öncesinde mahkemeye sunmuş oldukları dilekçeler ve beyanlar okunarak mahkeme kâtibi vasıtasıyla duruşma zaptına geçirilir. Daha sonrasında hâkim taraflara sulh olma ihtimalleri olup olmadığını sorar. Tarafların sulh olmayacaklarını beyan etmeleri üzerine sırasıyla tarafların beyanları sorularak duruşma zaptına geçirilir. Tarafların beyanlarının sorulmasının ardından uyuşmazlık konuları ve tarafların uzlaştıkları konular tespit edilerek duruşma zaptına geçirilir. Tüm bu sürecin sonunda hâkim tedbir veya delillerin toplanması gibi hususlara ilişkin ara kararları tutanağa geçirtir, taraflara ön inceleme aşamasının bittiğini ve tahkikat aşamasına geçildiğini bildirir. Boşanma Davasında İlk Duruşmada Hâkim Neleri Sorar? Boşanma davasında ilk duruşma nasıl olur sorusu ile ilgili diğer bir husus ise ilk duruşmada hâkimin neleri soracağı hususudur. Boşanma davasında ilk duruşmanın başlamasının ardından hâkim ilk önce tarafların ve varsa vekillerinin kimlik tespitini yapacaktır. Bu nedenle taraflara isimleri ve adres bilgileri sorularak mahkemeye kimlik ibraz etmeleri istenecektir. Daha sonrasında yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 7. Maddesinde yer alan sulh teşebbüsü aşamasına geçilecek ve tarafların sulh olma ihtimallerinin olup olmadığı sorulacaktır. Taraflar sulh olma ihtimallerinin olmadığını beyan ederlerse yargılamaya devam olunacaktır. Boşanma davasında ilk duruşmanın devamında hâkim, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında gerek görürse taraflara sorular yöneltebilecektir. Daha sonrasında hâkim, tarafların dilekçelerini okuyarak veya özetleyerek taraflara beyanlarını soracaktır. Taraflar dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ettiklerini ifade edebilecek, nafakaya veya velayete ilişkin taleplerini iletebilecektir. Tarafların bu beyanları duruşma zaptına geçirilecektir. Boşanma Davasında İlk Duruşmaya Karşı Taraf Gelmezse Ne Olur? 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 139. Maddesi ön inceleme duruşmasına daveti düzenlemektedir. Bu madde uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra taraflara çıkarılacak davetiyede “Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği” hususu belirtilir. Kanun maddesinden de anlaşıldığı üzere karşı tarafın boşanma davasında ilk duruşmaya gelmemesi halinde, eğer gelen taraf yargılamaya devam etmek isterse yargılama devam eder ancak gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Ancak dikkat edilmelidir ki; eğer duruşmaya gelmeyen taraf davacı taraf ise ve duruşmaya gelen davalı taraf yargılamaya devam etmek istemezse dosya işlemden kaldırılacaktır. İşlemden kaldırılan dosya, davacı tarafın istemiyle 3 ay içinde yenilenebilecektir. Davacı taraf 3 ay içinde dosyanın yenilenmesini talep etmezse dava açılmamış sayılacaktır. İlk Duruşmadan Sonra Ne Yapmalıyım? Boşanma davasında ilk duruşmada taraflara tanıklarını ve delillerini bildirmeleri için süre verilecektir. Bu süre 2 haftadır ve kesin süre niteliğindedir. Kesin süre, 2 haftalık sürenin geçmesinin ardından bildirilen tanıklar ve deliller yargılamada dikkate alınmayacağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle iki haftalık süre içerisinde mahkemeye sunulmak istenen delillerin ve bildirilmek istenen tanıkların hazırlanması ve ibraz edilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak boşanma davasında ilk duruşmada ortak çocukların velayetine ilişkin veya tedbir nafakasına ilişkin karar verilmişse bu hususlara ilişkin işlemler gerçekleştirilmelidir. Örneğin; ortak çocuğun velayeti tarafınıza verilmişse ancak karşı taraftan çocuğunuzu alamıyorsanız çocuk icrası yoluna başvurulabilecektir. Başka bir örnek olarak; boşanma davasında ilk duruşmada tarafınıza tedbir nafakası ödenmesine karar verildi ancak karşı taraf nafakayı süresi içinde ödememişse nafakanın ödenmesi için icra takibi yoluna başvurabilirsiniz. İlk Duruşmada Nafaka Bağlanır mı? Boşanma davasının açılması durumunda her ne kadar eşler ayrı yaşama hakkına sahip olsa da evlilik birliği devam etmektedir. Bu nedenle eşlerin birbirine karşı bakım yükümlülükleri de devam etmektedir. Eşler bakım yükümlülüğünün nasıl gerçekleşeceği hususunda anlaşmışlarsa eşler arasındaki bu anlaşma uygulanacaktır. Eşler bakım yükümlülüğü konusunda anlaşamamışsa bu hususu mahkeme çözümleyecektir ve eşlerden birine nafaka ödenmesine karar verebilecektir. Ancak burada detaylı bir açıklama yapmak gerekmektedir Temel olarak Türk Hukuku’nda üç tip nafaka vardır. Bunlar yoksulluk, iştirak ve tedbir nafakasıdır. İlk duruşma aşamasında ödenmesine karar verilebilecek olan tek nafaka tipi, tedbir nafakasıdır. Yoksulluk ve iştirak nafakası ödenmesine karar verilebilmesi için yargılanmanın sonlanmış ve mahkemece hüküm kurulmuş olması gerekmektedir. Boşanma davasında ilk duruşma sonrasında verilebilecek olan tedbir nafakası eşlerden birinin geçimini sürdürmekte zorluk çektiği durumlarda, diğer eşin onun geçimine ne oranda katkıda bulunacağının belirlendiği, dava devam ettiği müddetçe ödenen nafaka olarak tanımlanabilecektir. Tedbir nafakasına karar verilebilmesi için davayı kimin açtığı veya hangi eşin kusurlu olduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Bu nafakaya karar verilebilmesi için eşin geçimini temin edemiyor olması yeterlidir. Tedbir nafakasının ödenmesine kararın alındığı tarihten itibaren değil, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren başlanacaktır. Tedbir nafakası geçici önlem niteliğinde bir nafaka olduğundan boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erecektir. Özetlemek gerekirse boşanma davasında ilk duruşmada mali açıdan zor durumda olan eşe, davanın sonuçlanmasına kadar nafaka bağlanmasına karar verilebilecektir. Her ne kadar birçoğumuz geç kalmış adalet, adalet değildir sözüne katılsak da, aslında ünlü Fransız siyaset adamı Mirabeau’nun dediği “Adalet topaldır, ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır” sözüne de katılmamak içten bile değil. Gerçekten herkesin adalete ve adil yargılamaya ihtiyacı vardır. Ülkemizde de adliyelerdeki işlerin yoğunluğu ve dava dosyalara bakacak yeteri kadar Hakim ve personelin bulunmaması nedeniyle davaların sonuçlanması bazen birkaç yılı almaktadır. mahkemede en fazla kac defa durusma yapilirPeki, mahkeme dava dosyası ne zaman sonuçlanır, duruşma ne kadar sürer; merak edilen bu konuda detaylı bilgi vermeye Ne kadar sürer Duruşma ne kadar sürer sorusunu iki şekilde yanıtlamak daha doğru olacaktır. Hukuk mahkemelerinde yapılan yargılamalarda açılan davanın niteliğine göre duruşmanın ertelenmesi ve davanın sonuçlanma süresi değişiklik gösterecektir. Özellikle vasi tayini, veraset ilamı, anlaşmalı boşanma davaları ve buna benzer çekişmeli olmayan davalarda davaların sonuçlanması daha erken olacaktır. Duruşma süresi ise davanın türüne göre değişiklik gösterecektir. Ceza yargılamalarında duruşma gününün verilmesi davanın görüldüğü mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişiklik gösterecektir. Adliye sarayı bulunan küçük ilçelerde dava dosyalarının yoğunluğunun az olması nedeniyle genellikle duruşmalar 1 ay veya 2 aylık sürelerde ertelenmektedir. Ancak, büyükşehirlerimizde ve özellikle İstanbul’da bulunan ceza mahkemelerinde yapılan yargılamalarda dava dosyalarının yoğunluğu nedeniyle, duruşma günlerinin 3-4 ay veya daha fazla sürede ertelendiği görülmektedir. Duruşmalar, duruşmaya katılan sanıkların, müştekilerin ve tanıkların yoğunluğuna göre yarım saat veya iki saat arasında sürebilir. Tarafların daha önce dinlenmiş olmaları halinde ise duruşma yaklaşık olarak 5 – 10 dk. Sürecektir. Mahkeme Dava Dosyası Ne Zaman Sonuçlanır Daha önce de belirttiğimiz gibi Hukuk Mahkemelerinde yapılan yargılamalarda davanın sonuçlanması, açılmış olan davanın türüne ve niteliğine göre farklılık gösterecektir, çekişmeli olmayan davalar 1-2 ay içerisinde sonuçlanırken, çekişmeli olan davaların sonuçlanması birkaç yılı Mahkemelerinde yapılan yargılamalarda, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalar ve Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen davalar olarak bu konuyu ele almak daha doğru olacaktır. Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davaların genellikle uyuşturucu ticareti, terör, adam öldürme ve diğer nitelikli suçları kapsaması nedeniyle sonuçlanmaları daha fazla sürme almaktadır, bu süre bazen 5-6 yılı bazen daha fazla bir süreyi de bulabilmektedir. mahkemede durusma ne kadar surer detayli incelemeAsliye Ceza Mahkemelerinde görülen davaların ne kadar süreceği ve ne zaman sonuçlanacağını da genellikle dosyadaki tarafların çoğunluğu ve işlenen suçun niteliği belirleyecektir. Bazı dava dosyalarında suçun niteliği ve sanığın suçunu ikrar etmesi nedeniyle dava dosyası ilk duruşmada çıkacaktır. Yine, bütün tarafların ilk celsede dinlenmeleri ve araştırılacak başka bir hususun bulunmaması halinde ise dava dosyası ilk celsede karara çıkartılarak sonuçlandırılacak, tarafların kanun yoluna başvurmamaları halinde ise kısa bir süre içinde kesinleşecektir. Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen diğer nitelikli davalarda ise bu süre yaklaşık olarak 1 veya 3 yıl arasında olacaktır. Karara çıkan davalarda tarafların kanun yoluna başvurması halinde ise davanın kesinleşmesi daha uzun bir süre alacaktır. Sitemizden İlk Duruşma Ne Zaman Olur konulu yazımızı ortalama 2,5 dakika okuyabilirsiniz. Ceza Hukuku ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Ceza davaları, sonucunda mahkumiyetin söz konusu olması sebebi ile Profesyonel hukuk büroları veya uzman avukatlar tarafından takip edilmesi gereken davalardır. Yazımızın devamında, Ceza davalarında en çok sorulan ve dikkat edilmesi gereken konu başlıklarını ele aldık. Ceza Hukuku Nedir? Ceza hukuku, kamu hukuku içerisinde yer almaktadır. Devletin suç ve cezaları belirlediği kurallar bütünüdür. Ülkede yaşayan herkese yönelik emirleri içermektedir. Ceza Hukuku, soyut olarak suçu meydana getiren unsurlarla birlikte cezanın özelliklerini oluşturan hukuk dalıdır. Ceza hukuku, Anayasa ile belirlenen devlet düzenini ve siyasi yapısını korumaktadır. Söz konusu düzenlemeler ve yaptırımlar ile insanlar arasındaki menfaat çatışmalarının önlenmesi ve bir arada bulunan toplum bireylerinin yaşamasının temel şartları korunmaktadır. Ceza hukuku bölümleri şu şekildedir Ceza genel hukuku, Ceza özel hukuku, İnfaz hukuku, Ceza muhakemesi hukuku. Ceza Davası Nedir? Suçun işlenmesi ile birlikte faille devlet arasında ceza ilişkisi meydana çıkar. Bu ilişkinin ortaya çıkması ile failin işlediği suçun kanunda belirtilen cezasına katlanması gerekir. Devlet tarafından bu cezalandırma işlemi, adli organlar tarafından yerine getirilir. Ceza davası, kişi hakkında devletin görevli yargı organı Cumhuriyet Savcılığı tarafından gerçekleştirilen araştırma neticesinde yeterli suç şüphesinin var olması halinde yargılamanın yapılması için açılan kamu davasıdır. Ceza davaları şu mahkemelerde görülür Ağır ceza mahkemesi, Asliye ceza mahkemesi, Çocuk mahkemesi, Çocuk ağır ceza mahkemesi, Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi. Ceza davasında ilk savunma nasıl yapılır? Ceza davasında sanık, yargılamanın her aşamasında savunma yaparak delillerini sunabilecektir. Ceza davasında savunma, yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir. Sanık, dava konusu olayın nasıl meydana geldiğini ve delillerini mahkeme huzurunda bildirir. Yine varsa şikayetçi olan katılan da beyanlarını sunabilir. Yine konu hakkında bilgisi olan tanıklar da mahkeme huzurunda dinlenir. Ceza davasında dinlenilen tarafların tamamının beyanları duruşma tutanağına kaydedilir. Sanığın ilk savunması, mahkeme huzurunda hâkimin karşısında gerçekleştirilir. Belirtildiği üzere, sanık yargılamanın her aşamasında savunma yaparak delillerini sunabilir. Ceza davasında ilk duruşmada ne olur? Ceza davalarının ilk duruşmasında, tanzim edilen iddianame sanığa okunarak il önce sanığın savunması alınır. Sanığın mahkeme huzurunda savunmasını yapmasının ardından varsa şikayetçi taraf dinlenerek davaya katılma talebinin bulunup bulunmadığı sorulur. Varsa katılan vekili ve sanık müdafi de olaya ilişkin hukuki değerlendirmelerini bildirir. Ceza davasında mahkeme hâkimi veyahut Cumhuriyet Savcısı tarafından gerekli görülmesi halinde taraflara soru yöneltilebilir. Yine taraf vekillerinin de soru sorma hakkı bulunmaktadır. Tarafların dinlenilmesinin ardından delillerin toplanması, tanık dinlenmesi ve gerekli araştırmanın yapılmasına ilişkin kararlar verilebilir. İfadeden kaç gün sonra dava açılır? İfadenin alınması, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 2 hükmünde açıklandığı üzere şüphelinin kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet Savcısı tarafından suça konu olay hakkında dinlenmesidir. Uygulamada yalnızca şüphelinin ifadesi alınmamakta, suçtan zarar gören, şikayetçi ve görgü tanıklarının da bilgi veren sıfatı ile ifadeleri alınmaktadır. Davetiye ile, kişi ifade vermek üzere çağırılır. İfadenin alınmasının ardından Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin tutuklanması talep edilebileceği gibi serbest de bırakılması istenebilir. İfade verildikten sonra ne kadar süre içerisinde dava açılacağı, her somut olaya göre değişkenlik göstermektedir. Gerekli araştırmaların yapılması, delillerin toplanması her somut olay bakımından farklı bir süreç içerisinde gerçekleşeceğinden bu konuda kesin bir şey söylenemeyecektir. Ceza davalarında süreç nasıl işler? Ceza davalarında süreç şu şekilde ilerlemektedir Soruşturma aşaması Cumhuriyet Savcılığı tarafından suçun işlenmesinin öğrenilmesinin ardından suça konu olaya ilişkin araştırmanın yapıldığı aşamadır. Soruşturma dosyasında yer alan şüpheli veya şüpheliler hakkında yeterli ve makul şüphenin oluşmasının ardından kişi veya kişiler hakkında iddianame düzenlenerek ilgili mahkemeye gönderilir. Mahkeme tarafından iddianamenin kabul edilmesiyle soruşturma aşaması sonlandırılır. Kovuşturma aşaması İddianamenin kabulü ile başlayarak verilen hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Suça konu olay hakkında mahkeme tarafından karar verilmesi bu aşamada gerçekleştirilir. İstinaf aşaması Yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuka uygun olmadığını düşünen taraflar bakımından başvurulan üst derece kanun yoludur. Yargıtay aşaması Yerel mahkeme tarafından verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda da bir karar verilir. İstinaf mahkemeleri tarafından verilen kararın da hukuka uygun olmadığının düşünülmesi halinde başvurulan yüksek mahkeme aşamasıdır. Mütalaaya karşı savunma nasıl yapılır? Duruşmalar ile delillerin toplanarak değerlendirmesinin yapılmasının ardından Cumhuriyet Savcısı tarafından dava hakkında beyanda bulunulur. Söz konusu beyan esas hakkında mütalaa olarak adlandırılır. Mütalaaya karşı savunma yazılı ya da sözlü olarak gerçekleştirilebilir. Mütalaanın verilmesinin ardından taraf vekillerine mütalaaya ilişkin beyanlarının sunulması için söz hakkı verilir. Mütalaanın aleyhine ve hukuka aykırı olduğunu düşünen taraf, mütalaaya ilişkin yazılı beyanlarını sunmak için süre talebinde bulunabilir. İddianamenin değerlendirilmesi sonrası açılış nedir? Cumhuriyet Savcılığı tarafından kişi veya kişiler hakkında suça konu olaydan hareketle iddianame düzenlenebilir. İddianamenin ilgili mahkemeye sunulması ve kabulü ile kovuşturma aşaması başlar. İddianamenin değerlendirilmesi sonrası açılış, UYAP veya e-devlet uygulamalarında görülmekle beraber kişinin taraf olduğu bir ceza davasının bulunduğu anlamına gelmektedir. İddianamenin değerlendirilmesi sonrası açılış ile duruşmalar aşamasına geçilmektedir. Ceza davalarında ilk duruşma ne zaman olur? İddianamenin kabulü ile mahkeme tarafından taraflara tebligat çıkarılarak duruşma günü ve varsa mahkeme tarafından istenilen durumlar bildirilir. Ceza davalarında ilk duruşmanın ne zaman gerçekleştirileceği mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak değişmektedir. Mahkemeye gitmesem ne olur? Ceza davalarında taraflara duruşma gününü bildirir tebligat gönderilir. Tarafların hiçbir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı durumlarda, mahkeme tarafından bir sonraki celseye getirilmek üzere zorla getirme kararı verilmesi ile kişi hakkında “yakalama kararı” çıkarılması istenir. Mahkemede önce kim dinlenir? Ceza davalarının ilk duruşmasında, tanzim edilen iddianame sanığa okunarak il önce sanığın savunması alınır. Sanığın mahkeme huzurunda savunmasını yapmasının ardından varsa şikayetçi taraf dinlenerek davaya katılma talebinin bulunup bulunmadığı sorulur. Varsa katılan vekili ve sanık müdafi de olaya ilişkin hukuki değerlendirmelerini bildirir. Yine dava konusu olayın tanığının bulunması halinde de tanık mahkeme huzurunda dinlenir. Ceza davasında hakim ne sorar? Ceza davasında mahkeme hâkimi veyahut Cumhuriyet Savcısı tarafından gerekli görülmesi halinde taraflara soru yöneltilebilir. Yine taraf vekillerinin de soru sorma hakkı bulunmaktadır. Yöneltilecek sorular, dava konusu olayın tamamen açıklığa kavuşturulmasına yönelik sorular olacaktır. İfade vermeye neden çağrılır? İfadenin alınması, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 2 hükmünde açıklandığı üzere şüphelinin kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet Savcısı tarafından suça konu olay hakkında dinlenmesidir. Suça konu olay hakkında bilgi ve görgü ile, olaya ilişkin soruların cevaplandırılması için ifade alınır. Kapanmış olan bir dava tekrar açılır mı? Bir konu hakkında verilmiş olan kesinleşmiş bir hüküm bulunması halinde kural olarak yeniden yargılama yapılması söz konusu değildir. Yargılanmanın yenilenmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 311 hükmünde düzenlenmiştir. İlgili madde şu şekildedir Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri Madde 311 – 1 Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür a Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. 2 Birinci fıkranın f bendi hükümleri, tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır. İfadeye kaç günde gidilir? İfadenin alınması, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 2 hükmünde açıklandığı üzere şüphelinin kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet Savcısı tarafından suça konu olay hakkında dinlenmesidir. İfadeye çağrılma, çağrı kağıdı ile tarafa bildirilir. Söz konusu çağrı kağıdında bu hususa yer verilerek belirli bir günde ifade verilmesi istenir. Savcılık soruşturması ne kadar sürer? Cumhuriyet Savcılığı tarafından suçun işlenmesinin öğrenilmesinin ardından olaya ilişkin araştırma yapılarak deliller toplanır. Söz konusu süreç her somut olay bakımından, araştırılması gereken hususlar ve delillerin toplanma hızına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Mahkeme süreci nedir? İddianamenin kabulü ile başlayarak verilen hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreye kovuşturma aşaması denir. Suça konu olay hakkında mahkeme tarafından karar verilmesi bu aşamada gerçekleştirilir. Ceza davası kaç duruşmada biter? Ceza davasında, mahkeme tarafından soruşturma aşamasında toplanan delillerin eksik görülmesi halinde araştırma yapılabilecektir. Her dava hakkında verilecek karar bakımından geçen süre ve duruşma; delillerin durumu, sanık veya sanıkların durumu, varsa tanıkların durumu gibi etkenlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Özetleyecek Olursak Ceza hukuku, mahiyeti itibari ile uzmanlık getiren bir alandır. Ceza hukukunda kanunların doğru uygulanması, mağduriyetlerin yaşanmasının önüne geçeceğinden ceza davasında şikayetçi ya da sanık olmanız halinde ceza hukuku alanında uzman ceza avukatı kadromuzla iletişime geçebilirsiniz. İlginizi Çekebilecek Başlıklar Çalışma hayatında yer alan kayıtlı çalışanların sahip oldukları yasal hakları mevcuttur. Bu hakları bilerek çalışmaları, yaşayacakları olumsuz bir durum karşısındaki savunma ve itirazlarında yararlı olacaktır. İşçilerin hakları arasında şunlar yer almaktadır — Aylık ücret hakkı ve sigortalı olarak çalışma hakkı, — İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal fesih hakkı, — Kıdem tazminatı hakkı, — İhbar tazminatı hakkı, — Kötü niyet tazminatı, — Tatil ücretleri, — Mola hakkı, — Süt izni hakkı, — Sendika hakkı, — Mesai ücretlerinin alınması hakkı. İşçiler bu hakların gasp edilmesi durumunda İşçi Mahkemesi’ne bir dava açarak haklarının kendilerine verilmesini talep edebilirler. İŞ DAVASI NEREDE AÇILIR? İş davaları iş mahkemelerinde açılır ancak İş Mahkemesi her yerde bulunmayabilir, özellikle kırsal kesimler ya da küçük yerleşim yerlerinde İş Mahkemesi bulunmadığından işe iade davası açılacak mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi olmaktadır. İŞ MAHKEMELERİNDE DAHA ÇOK HANGİ DAVALAR VAR? İş mahkemelerinde sık görülen davalara baktığımızda şunları görüyoruz. Büyük kısmı işçi alacaklarından kaynaklanan, alacak ve tazminat davalarından oluşuyor. Hizmet tespit davaları, işe iade davaları ve iş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları da yine yoğun görülen davalardandır. İŞ MAHKEMESİ AŞAMALARI İş Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar sebebiyle açılmak istenilen davalarda zorunlu arabuluculuk müessesi düzenlenmiştir. Tarafların öncelikle arabulucuya başvurması gerekmektedir. Arabulucu ile uyuşmazlığın çözülmesi hâlinde kısa bir süre içinde sorunlar ortadan kalkmış olacaktır. Ancak arabulucu görüşmeleri esnasında tarafların anlaşamaması hâlinde görüşme sonunda verilmiş olan uyuşmazlık tutanağı ile dava açılabilecektir. ARABULUCUYA NASIL BAŞVURULUR? Her adliyede arabuluculuk başvuru büroları mevcuttur. Büroların olmadığı yerlerde ise sulh hukuk mahkemelerinin yazı işleri, aynı görevleri yapıyor. Kişiler veya vekilleri buradan arabulucu çözüm yoluna başvurmak istediklerini belirten kısa bir dilekçe ile bürolarda verilen formu doldurarak başvurabilirler. İŞ MAHKEMELERİ KARARLARI İş mahkemelerinde yapılacak yargılama sonucunda öncelikle kısa karar, kısa kararın ardından ise kararın tüm gerekçelerini belirtir gerekçeli bir karar verilecek olup bu karar taraflara tebliğ edilecektir. İş mahkemelerinde kararların hangi süre içerisinde verileceğine dair kesin bir cevap vermek doğru olmayacaktır. Özellikle her bir davanın içeriği ve niteliğine göre yargılama süresi değişkenlik gösterecektir. Yerel mahkemenin gerekçeli karar vererek taraflara tebliğ etme süresi; dava konusuna, bilirkişiye başvurulup başvurulmayacağına, tebligat sürelerine ve mahkemenin iş yoğunluğuna bağlıdır İŞ MAHKEMESİ TEMYİZ SÜRESİ KAÇ GÜNDÜR? İş mahkemesinde açılan davalarda sonuç, işçiyi ya da işvereni memnun etmeyebilir. Bu durumda bir üst mahkemeye başvurarak, karara itiraz etmek mümkündür. Üst mahkemeye itirazlar ise temyiz ya da istinaf yoluyla yapılabilir. Peki, iş mahkemesi temyiz süresi kaç gündür? 2017 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kaldırıldı, yerine 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlüğe girdi. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda kararın tebliği ve tefhiminden 8 gün içinde temyize ya da istinaf yoluna başvurulabiliyordu. 2017 yılında getirilen 7036 sayılı kanunda bu süre 2 haftaya çıkarıldı. İş Mahkemesi’ne açılan davalarda kararlar Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurarak istinaf ya da itiraz edilir. 2017 itibariyle iş mahkemelerinin verdiği kararlar kesin kabul edilmekte ve istinaf yoluna gidilememektedir. Yani, İş Mahkemesi’nin aldığı kararın bildirilmesinden itibaren, istinafa başvuru süresi 2 haftadır. Bu sürenin geçmesi durumunda Bölge Adliye Mahkemesi’ne gidilemez, karar kesinleşmiş olur. Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 345 ve 361. maddeleri gereğince 2 hafta içinde istinaf ve temyiz yoluna başvurulabilecek. Sürenin başlamasında ise tefhim sözlü bildirme dikkate alınmayacak, istinaf ve temyiz süresi tebliğ yazılı bildirme ile başlayacak. Yeri gelmişken istinafı açıklamayı faydalı görüyoruz. İSTİNAF NEDİR? İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilmiş kararların; olay yönünden veya hukuki yönden üst dereceli mahkemeler tarafından denetlenmesidir. Bölge adliye ve bölge idari mahkemeleri, istinaf mahkemeleri olarak bilinir. TEMYİZ NEDİR? Çok sık bilinen temyiz de istinaf mahkemesi kararlarının hukuki denetimi açısından incelenmesini amaçlayan; belirli bir kanun yoludur. TEMYİZ YOLU KAPALI OLAN DAVALAR Temyizden yararlanılamayacak davalar da vardır. Bunları paylaşalım — Feshin geçerli olup olmadığının tespitine ilişkin açılan işe iade davalarında, — İşçiye işveren tarafından verilen disiplin cezalarına karşı işçinin cezanın iptali istemiyle açtığı davalarda, — İş yeri sendika temsilcisinin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine sendika veya temsilcinin açtığı feshin geçersizliğine ilişkin davalarda, — İşletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yetki tespiti yapılmış bir iş yerinin işletme niteliğinde olup olmadığının tespiti için açılan davalarda, — Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yorumlanması için açılan davalarda, — Yasa dışı grev veya lokavtın tespiti için açılan davalarda verilen kararları Yargıtay incelemeyecektir. Dolayısıyla bu davalarda temyiz yolu kapalıdır. İş mahkemelerinde karşılaşabileceğimiz dava çeşitlerinden örnekler verelim. İŞÇİ ALACAK DAVASI İşçinin; ücret, prim, ikramiye ve benzer nitelikteki her çeşit mali hakkı, Türk parası ile iş yerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına her ay ödenmelidir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir aydan bir haftaya kadar indirilebilir. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan diğer mali hakları ve menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. İşçi alacak davası için sonuçlanma süresi 540 gün olarak belirlenmiştir. Bu, davanın yaklaşık 18 ay içerisinde tamamlanacağı anlamına gelmektedir. Bunların yanı sıra işçi alacakları davalarında zaman aşımı süresi ise alacağın türüne göre değişiklik göstermektedir. Bu doğrultuda 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçilerin ücret alacaklarına ilişkin zaman aşım süresi 5 yıldır. Yine feshe bağlı alacaklar için zaman aşımı süresi yakın zaman önce 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. İŞE İADE DAVASI İşe iade davası açıldığında bu davanın İş Mahkemesi’nce seri muhakeme usulüne göre 2 ayda sonuçlandırılması gerekir. Kararın temyizi hâlinde de Yargıtay’ın, kararını 1 ay içinde vermesi gerekir. Ancak uygulamada bu sürelere uymak mümkün olmamaktadır. Hem davaların yoğunluğu, hem dilekçe safhalarının uzunluğu, hem araştırılması gereken hususların araştırılmalarının uzun sürmesi nedenleriyle bu kadar kısa sürede işe iade davasının sonuçlanmasını beklemek mümkün değildir Bu konuda kesinlikle bir süre belirtilemez. Davanın niteliğine, dinlenmesi gereken tanıklara, incelenmesi gereken evraklar ve diğer birçok hususa göre bu sorunun cevabı değişir. Hatta her bir davanın, diğerinden farklı sürelerde sonuçlanmasının olağan olduğunu da söyleyebiliriz. Ne iş mahkemesi aşamasında ne de Yargıtay aşamasında kesin bir süre verilmesi imkânsızdır. Ancak kişisel olarak Yargıtay kararlarını tetkik ettiğimizde Yargıtay’ın kendisine gelen temyiz taleplerini ortalama 2 sene içerisinde karara bağladığını söyleyebiliriz. ZAMANAŞIMI OLMAYAN İŞ DAVASI NEDİR? Zamanaşımları işçi alacaklarının hepsinde vardır. Ancak hizmet tespit davalarında zamanaşımı süreleri biraz farklılık gösteriyor. Herhangi bir iş yerinde çalışan işçinin işe giriş belgesi hiçbir zaman verilmemiş ise hizmet tespiti için en fazla 5 yıl içerisinde dava açmak zorundadır. Eğer işçi için sigortalı işe giriş ve aylık sigorta primleri bildirgesinin SGK’ya verilmiş olması, iş yerindeki çalışmanın sigorta müfettişi ya da denetim raporuyla kayıt altına alınmış olmasıyla zamanaşımı süresi olmayacaktır. SONUÇ İş Mahkemesi kaç duruşmada sonuçlanır? Sorusuna cevap aradığımız yazımızda davalara göre değişen duruşma ve sürelerden bahsetmeye çalıştık. İş davasının konusuna göre mahkeme sürecinin de belirleneceği ortadadır. Yalnız şunu belirtmek isteriz ki ülkemizde yapılan hukuki düzenlemelerle davaların kısa sürede sonuçlanması için gayret gösterilmektedir.

iş mahkemesi ilk duruşmada ne olur