Mezhepve Mezhepsizlik - Bizim Sahife Ailenindağılmaması ve yuvaların yıkılmaması için dua. Her hang bir kimsenin yavasında geçimsizlik veya anlaşmazlık varsa,bu yuvanın huzuru için dağılmaması için her gün gibi tekli sayılarla okunabilir. “Allahümme elif beyne kulubina ve aslih zaten beynine ve’hdina sübüle’sselami ve neccinina mine’z Kapanan iki hesabımdan birini ben geri aldım. Bundan sonra onda da yazacağım. Eski günlerdeki gibi. @aslanamca2022 59minutes agoFetva Köşesi. Temel ile Fadime tartışıp, kavga etmişler. Kavganın sonunda Fadime odasına çekilmiş, Temel ise evin orta koridorunda öfkeli vaziyette sağa sola gidip geliyormuş. Çok pişman olmuşlar, birbirlerini üzdükleri, kırdıkları için, fakat nefis işte bir türlü bir araya gelerek barışma erdemini de gösteremiyorlar قلبيرافض يسمعلك. Bayım ben tövbe ettim. سيدي يا سيدي يا سيدي يا سيدي تبت يا سيدي. Efendim bir karar veriyorsunuz. سيدي يا سيدي يا سيدي يا سيدي تبت يا سيدي. Efendim bir karar veriyorsunuz. لو حتى يصرخ اه. Kalbim seni duymayı kabul etmiyor. طول ما Fast Money. 1217 ? Abone OL Aramıza Katıl https // Fenerbahçe taraftarlarından Ali Koç'u kızdıracak video! Video yarım milyona yakın görüntülenme aldı AK Parti İstanbul İl Başkanı Kabaktepe İstanbul'da AK Partili belediyelerdeki işçilere yüzde 80 zam yapılması kararlaştırıldı Ticaret Bakanı Mehmet Muş Türkiye imalatçı bir ülke Kaynak Youtube Genel, Son Dakika Son Dakika › Genel › Ailelerin Dağılmaması - Yuvaların Yıkılmaması İçin Dua - Son Dakika Bu haber Youtube tarafından hazırlanmış olup habere tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. Youtube tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı Youtube kurumudur. ÂileÂile; Anlam, Mâhiyet ve ÖnemiÂile Nesep veya evlilikle bir araya gelmiş, ana-baba ve çocuklardan oluşan topluluk demektir. Büyük baba, nine, torunlar da âile tanımı içine girdiğinden onlar da âilenin bir ve erkeğin birbirlerine karşı duydukları his, arzu, duygu ve meyiller Sünnetullah gereğidir 3/Âl-i İmrân, 14. Allah Teâlâ insana, yaratılışındaki fıtrata uygun olarak bu duyguları vermiş, yalnız bu meyillerin tatmin yolunu da belli prensiplerle sınırlamıştır. Bu sınırlar, Kur'an ve Sünnete uygun evlenmelerdir. İslâm'a uygun olmayan evlenme, ilişkiler ve meyiller eşler arasında maddî ve mânevî tatmini sağladığından sükûnet ve rahatlık unsurudur. Neslin devamı ve gelişebilmesi için evlilik müessesesine ihtiyaç vardır. Kur'ân-ı Kerîm ve Sünnet'te belirlendiği şekilde olmadıkça sağlam bir âile yuvası kurulmasından söz edilemeyeceği gibi, doğan çocukların da meşrû olacağı âileyi ilk insan Hz. Âdem ile Hz. Havvâ kurmuştur. O zamandan beri âile müessesesi olgunlaşmış ve gelişmiştir. Bununla beraber, toplumların, ekonomik durumun, iklimin etkisiyle çeşitli âile tipleri meydana ana-baba, çocuklar, biraz daha geniş anlamıyla karı-kocanın akrabâsından âilesinin kurulması için ilk şart, evleneceklerin mü'min bir erkekle mü'mine bir kadın olması, birbirleriyle sıhriyetin Kur'an'da yasaklananlardan olmaması gerekir. Kur'an'da; anne, baba, kızlar, oğullar, kardeşler, teyzeler ve yeğenlerle evlenmenin haramlığı ile süt kardeşler arasındaki evliliğin yasak olduğu hükme bağlanmıştır. Yine Kur'ânî hükme göre hala ve amca ile evlenmek yasaktır. İslâm'ın getirdiği hükümler, iki kız kardeş ve hanımın yeğenini bir arada nikâhlamayı yasakladığı gibi, hanımın vefatından sonra bunların nikâhlanabileceğini de mümkün kılmıştır. Hala ve amca çocuklarının evlenmeleri ise helâl kılınmıştır. Çocukların eşleri ile kayınvâlide, üvey anne ve üvey baba ile ve evli kadınlarla evlenmek haramdır."Sizlere, analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanında kalan üvey kızlarınız -ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bu engel yoktur-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeş bir arada olmak sûretiyle evlenmek size haram kılındı. Geçmişte olanlar geçmiştir. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.?; ?...Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı." 4/Nisâ, 23-24 Âilenin huzurlu olması için, âileyi oluşturan bireylerin birbirlerine karşı görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bu görevler şöyle özetlenebilira- Karı-kocanın birbirlerine karşı görevleri Karı-koca birbirlerinin bazı eksiklerini, kusurlarını görmezlikten gelmeli, nâmus ve iffetlerini korumalıdırlar. Böylece bütünleşerek âile saâdetini sağlamalıdırlar. Dinimiz âile reisi olarak erkeği tanır "Erkekler kadınlar üzerinde hâkimdir." 4/Nisâ, 34 âyeti bunu ifâde eder. Çünkü erkekler kadınlardan daha güçlü olarak yaratılmışlardır. Âilesinin geçimini sağlamak erkeğin görevidir. İslâm buna o kadar önem verir ki, bir erkeğin Allah rızâsını gözeterek âile fertlerine yaptığı harcamayı sadaka kabul eder Riyâzu's-Sâlihîn, I, 331.Kocanın hanımına karşı hak ve görevlerini hadisler ışığında şöyle sıralayabiliriz Bir kimse hanımına iyi davranmalı, onu kırmamalı, kaba davranışlardan sakınmalıdır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur "Ey ümmetim! Kadınlara hayırla muâmele etmenizi tavsiye ederim. Çünkü onlar sizin emriniz altındadır. Fazla tahakküme hakkınız yoktur. Ancak açıktan fuhuş irtikâp etmiş olsalar o zaman durum değişir." Riyâzu's-Sâlihîn, I/319Koca, hanımına hanım da kocasına ilgi göstermeli, saâdeti evlerinde aramalıdırlar. Meşrû olmayan yollara düşmemelidirler. İffet ve nâmus konusunda titiz davranmalıdırlar "Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını zinâdan korusunlar." 24/Nûr, 30 âyeti bunu ifâde hanımına ve çocuklarına dinî emirleri hatırlatmalı, iyi yönde eğitmelidir. "Âilene namaz kılmayı emret" 20/Tâhâ, 132. "Yedi yaşındaki çocuğa namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına vardıklarında kılmazlarsa cezâlandırınız." Riyâzu's-Sâlihîn, I/339Koca, kendi mal varlığı ve imkânlarına göre hanımının nafakasını sağlayıp her türlü ihtiyacını gidermekle yükümlüdür Ebû Dâvud, Nikâh 41. Bu hususta cimrilik ettiği takdirde hanımı ilgili yöneticilere ve yargı makamlarına başvurup durumunu anlatabileceği gibi, kocasına danışmadan onun malından harcama yapabilir. Koca, hanımına asla ?çirkinsin? dememeli, yaptığı işte sürekli kusurlar aramamalı İbn Mâce, Nikâh 3, hanımını asla dövmemeli Buhârî, Nikâh 93, hanımını sürekli zan altında tutup onu gizlice tâkip etmeye kalkışmamalıdır Müslim, İmâre 56.Hanımının kocasına karşı görevlerine gelince; hanım, âilenin reisi olan kocasına karşı bütün meşrû ve İslâmî meselelerde itaat eder. Kadın eşinin malını âilesinin her türlü sırrını, nâmusunu, çocuklarını korumalıdır. Kadın durup dururken kocasından boşanmayı istememelidir. Çok zor durumda kalmadan kocasından ayrılmak isteyen kadına Cennet kokusu haramdır Ebû Dâvud, Talâk 18. Kadın kocasından izinsiz olarak evinden dışarı çıkmamalıdır Buhârî, Nikâh 116.Kadının kocasını memnun etmesi onun en önemli görevidir. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurur "Herhangi bir kadın, kocası kendisinden râzı olduğu halde ölürse Cennet'e girer." Riyâzu's-Sâlihîn, I/326. Yine başka bir hadislerinde Rasûlullah Efendimiz "Kadın kocasının yatağını ma'zeretsiz terkederek gecelerse, o kadına melekler sabaha kadar lânet ederler." Aynı eser, 323 buyurmuşlardır. Kadın kocasına olgun ve iyi davranmalı, zenginliği ve güzelliği ile övünmemeli, ev işlerini düzenlemeli, çocuklarına bakmalı, kocasının malını israf etmemelidir S. Buhârî, Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, V/174.b- Anne babanın çocuklarına karşı görevleri Anne ve babanın ilk görevi, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur "Bir adamın hayır için harcadığı paranın en faziletlisi, âilesine sarfettiği parayla, Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızâsı için mücâhid arkadaşlarına sarfettiği paradır " Riyâzu's-Sâlihîn, I/329Çocukların ihtiyaçları temin edilirken ne israfa kaçılmalı, ne de cimrilik yapılmalıdır. Her iki husus da dinimizin uygun görmediği çocuğunu güzel terbiye etmeli, anlayamayacağı bilgilerden ona bahsetmemeli, eğitimde basitten mürekkebe karmaşığa gitmelidir. Evvelâ Allah'ı tanıtmalı, imanı kavratmalı, inandırmalı, uygun yaşa vardıklarında da ibâdetleri öğretmelidirler. Ayrıca nelerin iyi, nelerin kötü olduğunu anlatmalı, yeme-içme, oturup-kalkma âdâbını öğretip bunları benimsetmelidir. Bunlar yapılırken, ana-babanın, çocuklarına iyi örnek olmaları gerekir. Çünkü çocuklar daima büyüklerini taklit çocuklarına adâletle davranmalı, onların kıskançlık duygularını kamçılamamalı, kız-erkek ayrımı yapmamalıdır. Anne-baba çocuklarına güzel isimler koymalı, sünnet ettirmeli, İslâmî bilgi ve duygularını geliştirmelidir. Anne-baba çocuklarına sevgi ve merhamet göstermelidir. Peygamber Efendimiz, bir dizine Üsâme'yi, diğer dizine de Hasan'ı oturtur, sonra "Allah'ım bunlara rahmet ve saâdet ihsan buyur, çünkü ben bunların hayır ve mutluluğunu diliyorum" buyurmuştur S. Buhârî, Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII, 127Anne-baba evlenme çağına gelen çocuklarını, temiz ve ahlâklı kimselerle evlendirmelidirler. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır "Geride kendisine duâ edecek hayırlı bir çocuk bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz, kendisine sürekli olarak hayır yazılır." Ebû Dâvud, Vesâyâ 14.İslâm âile hukukunun özelliklerine gelince; Evliliğin gâyesi âileye huzur ve mutluluk, toplumda da iyi bir nesil temin etmektir, "Onun varlık ve kudret alâmetlerinden birisi de size kendinizden eşler yaratmasıdır, ki siz onlarla huzur ve sükûnete kavuşursunuz. Ve aranıza sevgi ve rahmet koymuştur." 30/Rûm, 21. "Onlar kadınlarınız sizin için elbise, siz de onlar için elbisesiniz..." 2/Bakara, 187. İslâm cinsî ihtiyacın tatminini tabii karşılamakla beraber, evliliğin gâyesinin bundan ibâret olmadığını söylemektedir. "Doğuran siyah kadın, doğurmayan güzel kadından daha iyidir", "Evlenin, çoğalın Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizinle çokluğunuzla iftihar edeceğim" Avnu'l Ma'bûd Şerh-i Ebû Dâvud, I, 173. Kocanın karısıyla müşterek, yüce ve insanî bir hayat sürmek arzusunun belirtisi olan mehrin sembolik bir şey olması da aynı gâyeye mutluluğu çocukların asâleti ve İslâm toplumunun kurtuluşu, evleneceklerin eşlerini seçerken kullandıkları ölçü ile yakından ilgilidir. Bu konuda Rasûlullah şöyle bir ölçü koymuştur "Kadın dört özelliğinden dolayı nikâhlanır Malı, asâleti, güzelliği ve dindarlığı; eli toprak olasıca, durma dindarını bul!" Buhârî, Nikâh 16.İslâm'da evlilik, gereksiz formalite ve merâsimlerden uzak İslâmî bir akittir. Nikâhın ilân edilmesi, yakın dost ve akrabaya ziyafet verilmesi, tef vb. çalınıp şenlik yapılması güzel telâkki edilmiş, teşvik görmüş, böyle bir dâvete icâbet etmemek hoş karşılanmamıştır Buhârî, Nikâh 66 vd..Evliliğin gerçekleşmesinden itibaren karı-koca, Allah önünde birbirlerinin haklarına uymakla yükümlüdürler. Bu karşılıklı haklar âile reisliği hâriç, eşitlik esasına dayanır. Evlilik kadının şahsiyetini ortadan kaldırmaz, erkeğin hukukî ve sosyal kişiliği eşinin haklarını gölgelemez. Kadın kendi âile ismini taşıyabilir, kendine ait mallar üzerinde tam ve bağımsız bir tasarruf yetkisini birbirlerine iyi niyet ve güzel ahlâk ile davranacaklardır. "İyileriniz, âilesine karşı iyi olandır..." İbn Mâce, Nikâh 50. Ufak tefek huysuzluk, geçimsizlik ve kusurlara sabredecek, yuvanın yıkılmaması için tahammül göstereceklerdir "...Kadınlara normal ve iyi davranın; onlarda hoşunuza gitmeyen bir şey olursa, belki bir şey hoşunuza gitmediği halde Allah onu birçok hayırla doldurmuştur." 4/Nisâ, 19. Anlaşmazlık büyürse hakeme başvurulacak, hakemler de âilenin devamını sağlayamazlarsa son çare olarak, usûlüne uygun "tedricî boşanma" sistemi uygulanacaktır .İslâm âile hukuku, dördü geçmemek üzere ve oldukça güç durumlara ve şartlara bağlı olarak erkeğin aynı zamanda birden fazla kadınla evlenmesine izin vermiştir. İlk eş, üstüne evlenilmemesi şartını koşmuş ise ikinci evlilik yapılamayacağı gibi, usûlüne uygun evlenmelerde eşlerin hukuk ve şahsiyetini göz önünde bulundurmak ve ahlâkî ilişkiler yanında anne-baba ile çocuklar arasındaki hukûkî münâsebetler de itina ile tanzim edilmiştir. Ehliyet, velâyet ve vesâyet hükümleri babalı veya yetim bütün çocukların durumları ve menfaatleri ile alâkalıdır. İslâm, muhtaç ana babaya çocuklarının bakmasını, erkeğin karısına ve muhtaç olan akrabasına geçim sağlamasını teminat altına almıştır. Nihâyet miras hükümleri de yakından uzağa bütün hısımların, ölenin malı üzerindeki haklarını tesbit etmiştir .İslâm hukuku, evlilerin zinâsını -şartları tahakkuk ettiği takdirde- ölüm cezâsına çarptırdığı, zinâyı bu ölçüde yasakladığı için, ona götürmesi muhtemel bütün şüpheli yolları tıkamış, kadınlarla erkeklerin karışık eğlenmelerini, yabancı bir erkekle kadının baş başa kalmasını, kadının, yanında bir yakını bulunmadan yalnız başına uzak bir yolculuğa çıkmasını, yabancı kadın ve erkeğin birbirine ısrarla bakmalarını yasaklamıştır. İslâm'da âile düzeninin oturduğu bu temeller, İslâm hukukunun âile anlayışını her hâliyle ortaya koymaktadır. 1 Kocanın karısı üzerindeki yetkileri de âile birliğini devam ettirme esâsına yöneliktir ve bununla sınırlıdır. İslâm'da kadın, kocası karşısında bağımsız bir kişiliğe sahip olduğu gibi, iktisâdî bakımdan da bağımsızdır İslâm hukukundaki tek kanunî mal rejimi olan mal ayrılığının tabiî sonucu olarak karı ve kocanın mal varlıkları birbirinden ayrıdır; hâkim görüşe göre kadın, kendi mal varlığında dilediği gibi tasarruf edebilir. Bunun için kocasının rızâsına muhtaç değildir. Ayrıca kadın, erkekler gibi mirasa ehildir. Bu mallar üzerinde de kocasının bir müdâhalesi sözkonusu değildir. Zâten İslâm hukuku bakımından kadın ve erkek esas itibarıyla eşittir. Nitekim bir hadiste kadınlar erkeklerin mülkiyetinde olan bir mal olarak değil; aynı haklara sahip kimseler olarak takdim edilmektedir Ebû Dâvûd, Tahâret 94; Tirmizî, Tahâret 82; Dârimî, Vudû' 76; Ahmed bin Hanbel, VI/256, 377. Aynı şekilde, kadın olma, kişinin ehliyeti üzerinde de olumsuz bir etki yapmaz; tam ehliyetli sayılmak için kişide bulunması gereken nitelikler bakımından kadın ve erkek aynı durumdadır. Ne var ki, erkeğin toplum hayatında yüklenmiş olduğu ağır yükler, onun hak ve yetki bakımından kadına karşı nisbî bir üstünlüğe sahip olmasını gerekli kılmıştır. Nitekim bir âyet-i kerîmede, "erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece vardır" 2/Bakara, 228 buyurulmaktadır. Evlenme sırasında erkek kadına mehir adıyla belirli bir para veya mal öder veya ödeme borcu altına girer. İsim olarak mehir, İslâm öncesi Arap toplumunda aynen, yahûdilikte benzer şekilde mohar var ise de, mâhiyetleri farklıdır. İslâm hukukunda mehir, evlenecek kadının âilesine değil; bizzat kendisine verilir ve kadın diğer mallarında olduğu gibi onda da dilediği gibi tasarrufta bulunur. Bu durum, ödenen mehrin satış bedeli, nikâhın da bir satış akdi olduğu iddiâlarını çürütmektedir. Bir kimsenin bir akde hem taraf olup satış bedelini alması, hem de akde konu olması mümkün değildir. Gerçekte mehrin amacı kadına iktisadî bir güç kazandırma ve boşanmanın sûiistimal edilmesini önlemektir. Özellikle boşanmalara sıkça başvurulduğu dönem ve bölgelerde yüksek tutulan ve çoğu kere boşanma ânında ödenmesi kararlaştırılan mehrin bu nevî sebepsiz boşanmalara önemli ölçüde engel olduğu bir gerçektir. İslâm'da âile esas itibarıyla tek evlilik monogomi üzerine kurulmuştur. Fakat belirli durumlarda kocanın dörde kadar evlenmesine izin verilmiştir. Ancak bunun bir emir değil; belirli şartlarla başvurulan bir ruhsat olduğu unutulmamalıdır. Böyle bir evliliğe izin veren Nisâ sûresinin 3. âyetinin devamında "...Şâyet adâleti gözetmekten korkarsanız o zaman bir tane ile veya câriyenizle yetinin. Doğru yoldan ayrılmamak için bu daha elverişlidir" 4/Nisâ, 3 buyrularak tek evlilik teşvik edilmiştir. Uygulamada müslüman toplumların genellikle tek evliliği tercih ettikleri, bazı zengin kimselerin ve tarımla uğraşanların çok evliliğe belirli ölçüde başvurdukları görülmektedir. İslâm âilesinde evlâtlık kurumuna yer verilmemiş, bu yapay bir ilişki olarak kabul edilmiştir. Kimsesiz çocukların bakılıp büyütülmesi bütün müslümanlara ve bu arada İslâm devletine yüklenen dinî-hukukî bir görev olmakla birlikte, bir kimseyi himâyesine alanla o kişi arasında evlenme engeli doğacak, tek veya çift taraflı bir miras ilişkisi kurulacak şekilde bir akrabâlık bağının doğduğu kabul edilmemiştir bak. 33/Ahzâb, 4-5. Esâsen çok evliliğin var olduğu toplumlarda hukuken izin verilse bile evlâtlık kurumuna, uygulamada pek rastlanmadığı, çocuğu olmayanların evlâtlık yerine bir ikinci evliliği tercih ettikleri sosyal bir vâkıadır. İslâm dini, belirli şartlarla âile birliğinin bozulmasına müsâade etmiştir. Boşanma konusunda kabul edilen sistem, boşanmayı yozlaştıran yahûdi uygulamasıyla onu asla kabul etmeyen hıristiyan tatbikatı arasında yer alan orta bir yol görünümündedir. Hz. Peygamber'in, eşlerin birbirlerine iyi davranmaları ve âile birliğini devam ettirmeleri hakkında çeşitli emir ve tavsiyeleri vardır. Birbirleriyle uyuşamayan eşlerin en son başvuracakları çözüm şekli boşanmadır. Bundan önce uyuşmazlığın eşler arasında çözülmesi, bu mümkün olmazsa iki tarafın âilelerinden seçilecek birer hakeme havâle edilmesi bak. 4/Nisâ, 35 başvurulacak usullerdendir. Eğer bunlar bir fayda vermezse son çâre olarak boşanmaya izin verilmektedir. Ne var ki bu izinle birlikte boşanma yine de hoş görülmemiştir. Bir hadis-i şerifte "Allah'ın helâl kıldıklarının en kötüsü boşanmadır" Ebû Dâvud, Talâk 3 buyrulmuştur. Özellikle sebepsiz boşanmalar hiçbir şekilde hoş karşılanmamıştır. Bununla beraber, artık bir arada bulunmasına imkân kalmayan eşlerin genel olarak boşanma hakları kabul edilmiştir. Hıristiyanlıkta olduğu gibi eşlerin evlenmekle artık ayrılmaz bir bütün teşkil ettikleri anlayışı ve dolayısıyla âile birliğinin her durumda devamının istenmesi lüzumsuz bir ifrat kabul edilmiştir. Boşanma konusunda kocanın kadına nisbetle daha geniş bir serbestlik içerisinde bulunduğu görülmektedir. Bu, boşanmanın mâlî bütün külfetinin kocanın omuzlarında oluşu ve kocayı boşanma kararından önce dikkatli olmaya iteceği düşüncesine dayanmaktadır. Aynı zamanda erkeğin kadın kadar hissî olmaması ve boşanma hakkını genellikle sûiistimal etmeyeceği anlayışı da bu hususta rol oynamıştır. Nitekim kocanın sahip olduğu bu boşanma serbestisi, aynı ölçüde tatbikata yansımamıştır. Bunda kocanın yükleneceği mâlî külfetin yanı sıra, dinin sebepsiz boşanmayı hoş görmemesi de büyük ölçüde müessir olmuştur. Kadın, boşanma konusunda daha sınırlı bir yetkiye sahiptir. O, ancak kocasıyla anlaşarak muhâlaa veya belirli sebeplerin varlığında bir mahkeme kararıyla tefrîk boşanabilir. Âile birliğinin devamı sırasında olduğu gibi bu birliğin bozulmasından sonra da karı-kocanın, özellikle kocanın çocukları üzerinde belirli sorumlulukları devam etmektedir. 2 Patara Plajı'ndaki yuvalardan çıkan caretta caretta yavrularının denize gönderilmesi törenine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, Pamukkale Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve carettaları izleyen ekibin başkanı Prof. Dr. Eyüp Başkale, ekip üyeleri, öğrenciler ve yüzlerce yerli ve yabancı turist katıldı. Ekip tarafından bilgilendirme yapılmasının ardından Bakan Yardımcısı Birpınar, Belediye Başkanı Ulutaş ve Prof. Dr. Başkale, bazı ekip üyeleriyle 78'inci yuvayı elleriyle açtı. Yuvadan ilk etapta çıkan 35 yavru caretta carettayı güvenli biçimde Akdeniz'in mavi suları ile buluşturdu. Diğer yuvadan çıkan 30 yavru ise önce bir araya toplanarak, denizle Patara'nın Türkiye'nin önemli 21 deniz kaplumbağa kumsallarından biri olduğunu belirterek, "Patara kumsalında şu ana kadar yaptığımız çalışmalara göre 250 yuvamız mevcut. Tabii yuvalama sezonu halen devam ediyor. Bu nedenle yuva sayısında artışlar gerçekleşecek. Şu ana kadar 78'inci yuvanın da kuluçka süresi tamamlandı. Bu 78 yuvadan bugün 5 bininci yavruyu denizle buluşturduk. Bunun da mutluluğu içerisindeyiz. Bu yıl 15-16 bin yavruyu denizle buluşturacağımızı tahmin edebiliyoruz. Bu rakam önemli. Çünkü yaklaşık bin yavrudan 1-2'si ergenliğe ulaşabiliyor. Hedeflerimize ulaşırsak yaklaşık 10-15 ergin deniz kaplumbağasına ulaşacağız" ifadesini kullandı.'PATARAMIZ İÇİN ÇOK GÜZEL BİR OLAY'Yavru caretta carettaların denizle buluşmasına katılan Kaş Belediye Başkanı Ulutaş da "Bugün Patara'da güzel bir doğa olayı gerçekleşiyor. Nisan ayı gibi yumurtlama dönemine başlayan caretta carettalar olgunlaşıp, çıkmaya başladı. Bugün itibarıyla da birkaç yuvadan çıkan carettaları denizle buluşturduk. Gerçekten bizim için, Kaşımız için, Pataramız için çok güzel bir olay" diye yıl caretta carettaların yuva yaptığı Patara Plajı'nın 12 kilometrelik bölümünde ilk yuva çıkışı 24 Temmuz'da gerçekleşti. Patara Plajı'nda carettaların yumurta bırakma ve yavru çıkışı korunarak düzenli olarak akşamdan sabaha kadar takip ediliyor. Patara'da caretta carettaları izleme çalışmalarını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Kaş Kaymakamlığı ve Kaş Belediyesi'nin destekleri ile Pamukkale Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale gözetiminde sayıları 4-12 arasında değişen ekip yürütüyor. Öte yandan gece plaja insan girişine de izin verilmiyor. Yuvanın yıkılmasına karşı koruyan büyü Ailede yuvayı korumak çok önemlidir. Ancak bazen olur olmadık kötü şeyler ile karşılaşabilirsiniz. Bu büyü ile aileniz kötülüklerden korunakcaktır. Ve yuvanızın yıkılmaması için yardımcı olacaktır. evliliğizi yıkan veya yıkmaya çalışan kadın ise,bir türlü gitmiyor ise başlarken 1 kere Besmele ile, ESSALATÜ VES SELAMÜ ALEYKE YA RESULULLAH HUZ Bİ YEDİ KALLET HİLETİ ETRİKNİ3 kereBİ LÜTFİKE VE KEREMİKE YA NEBİYYİR RAHMETİ VEYA KAŞİFEL GUMMETİ VE MÜFERRİCEL KÜRÜP,YA RAHMETEN LİL ALEMİİN,YA HAMİL MAZLUMİN HALLİSNİ,HALLİSNİ.. diye Dua Edip sayısız kere tekrarlarsa kısa zamanda selamete çıkar...herhangi bir özel günü gün ve saat olun yeter. / 4 Şubat 2021 / 381 / yorumsuz Aşk Büyüsü Yapmak İçin Medyuma Gitmek Şart Mıdır? sorusun cevabını merak edenler için bu yazımızda konuyu detaylandıracağız. Aşk yaşanması gereken güzel duygular içerisinde yer almaktadır. Hayatında birkaç kez aşık olan kişilerin sayısı oldukça da fazladır. Aşklar karşılıklı ya da karşılıksız olarak ikiye ayrılmaktadır. Karşılıksız aşklar hem oldukça zor hem de oldukça yorucu olmaktadır. Birini seviyorsanız onun da sizi sevmesini istemeniz doğal bir durumdur. Sevdiğiniz kişinin size aşık olması için aşk büyüsü yaptırabilirsiniz. Peki aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Kendiniz de yapabilir misiniz? Bu büyü ile ilgili merak ettikleriniz yazımızda sizlere anlatılacaktır. Gerçekten aşık olanların ve aşka önem verenlerin okumasını tavsiye ederiz. Birisine derin duygular besliyorsunuz ve yakın zamanda da aşık oldunuz. Ama aynı hisleri onda göremiyorsunuz. Bu durumda ondan vaz mı geçmelisiniz ya da mücadele mi etmelisiniz? Öncelikle buna karar vermeli ve hareketlerinizi ona göre belirlemelisiniz. Çünkü karar vereceğiniz yol sizin kaderinizi belirleyebilir. Sevdiğiniz kişi gönlünü başka birine kaptırmadan sizi fark etmesini sağlamalısınız. Bunun için yapılan aşk büyülerinin olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz. Bu büyüler kişilerin kendileri tarafından değil medyum hocalar tarafından yapılmalıdır. Ancak o zaman gerçek hedefine ulaşmaktadır. Aşk büyüsü yaptırmak için medyuma gitmek şart mıdır? sorusunun cevabı olarak evet şarttır diyebilriz. Çünkü acemice yapılan büyülerle kesin sonuca ulaşılamayacağı gibi; hayal kırıklıkları da kişilerde psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Medyumlar bilindiği üzere altıncı hisleri olan ve doğa üstü yeteneklere sahip kişilerdir. Dünyevi olan ya da olmayan canlı cansız varlıklarla iletişim kurma güçlerine sahiptir. Her türlü büyünün nasıl yapılması gerektiğini, izlenecek yolları ve kullanılacak materyalleri bilirler. Hangi duanın kaç kere okunması gerektiği konusunda bilgili insanlardır. Bu işi defalarca yaptıklarını da hatırlatarak deneyimli olduklarını da söylemekte büyük fayda bulunmaktadır. O yüzden medyum hoca diye tabir ettiğimiz yetenekli insanlar her türlü büyüde başvuracağımız en güvenilir kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu büyülerden bir tanesi de aşk büyüsüdür. Aşk büyüsü nedir ve neden yapılmalıdır? Birlikte inceleyelim… Aşk Büyüsü Nedir? Neden Yapılır? Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mı? aşk büyüsü nedir ve nasıl yapılır gibi sorulara sizler için yanıt vereceğiz. Hayatlarının aşkını bulan ve onunla yaşayan kişiler oldukça şanslıdır. Çünkü günümüzde aşkı arayıp da bulamayan birçok kişi mevcuttur. Bu duygu bazılarının sadece hayallerini süsler. Onun gerçekleşmesini ümit ederler ve beklerler. Bu bekleyiş insanların ömürlerinden uzun yılları da beraberinde götürmektedir. Eğer aradığınız aşkı ve birlikte olmayı düşündüğünüz kişiyi bulduysanız sizler de şanslı sınıfına girmişsinizdir. Hisleriniz karşılıksız mı? Bu durum kafanızı bir hayli meşgul ediyor demektir. Öncelikle kendi çabalarınızla onun sizi fark etmesini sağlamalısınız. Sadece fark etmek size yetmeyecektir. O kişinin de size aşık olması gerekir. Böylelikle mutlu bir beraberliği yakalayabilirsiniz. Aşk büyüsü, tek taraflı aşk duygusunu yaşayan kişilerin sıklıkla başvurduğu yöntemlerden birisidir. Bu büyü ile birlikte hoşlandığınız kişi sizi hemen fark eder. Size olan hisleri değişir. Siz onun için hayatta vaz geçirmez biri olursunuz. Aşk büyüsü yaptırmak için ne yapmalısınız. Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Bu sorular aklınızı kurcalıyor ve bir şeyler yapma vaktinizin geldiğini düşünüyor olmalısınız. Büyü yapmak özel bir durumdur. Bu herkesin yapabileceği bir iş değildir. Öncelikle aşk büyüsünün ne işe yaradığını bilmeli ve ondan sonra bir medyum arayışına girmelisiniz. Birçok medyum seçeneğiniz arasında işinde deneyimli ve aşk büyüsünü defalarca yapmış olan kişiyi tercih edebilirsiniz. Medyuma gittiğinizde isteğinizin ne olduğunu rahatlıkla anlatmalısınız. Çünkü siz anlattıkça medyum hoca yapılması gerekenleri en ince ayrıntısına kadar hesaplayacak ve sizin hislerinizin karşılıksız kalmaması için çaba gösterecektir. Medyumlar birçok büyüyü ve muskayı yapabilen kişilerdir. Genellikle sonradan bu mesleğe atılmış değillerdir. Doğuştan yeteneklere sahiptirler. Ya da bir büyüğünden el almışlardır. Yani onları sıradan insanlar olarak görmemeniz gerekir. İnsanların her türlü derdine çare olabilen bu kişiler sizin derdinize de derman olabilirler. Evli Kişiler De Aşk Büyüsü Yaptırabilir Mi? Aşk büyüsünü sadece karşılıksız aşk yaşayan kişilerin yaptırdığını düşünmeyin. Evlilik hayali kurarak bir genç diğer kişiye yaptırabilir. Böylelikle onunla ileriye dönük bir evlilik gerçekleşebilir. Bundan başka evli olan çiftler de bu büyüye başvurmaktadır. Evlilik hayatının monotonlaşması, çiftlerin arasının soğuması boşanmaya kadar gitmektedir. Boşanma arifesine girmiş olan insanlar hala eşini seviyor ve ayrılmak istemiyorsa aşk büyüsü yaptırabilirler. Böylelikle yıkılacak bir yuvayı kurtarma ve tekrar eski aşkı hissetme durumu da ortaya çıkacaktır. Kocasının kendisine karşı ilgisinin azaldığı hisseden bir kadın eşinin onu eskisi gibi sevmesini ister. Bu durumda yapılan aşk büyüsü ile kaybedilmiş olan duygular geri kazanılmaktadır. Bugüne kadar ayrı olan çiftleri birleştiren, dargınları barıştıran, evlerini terk edenleri geri getiren ya da üzerinde kötü büyü bulunan kişiler üzerindeki büyüyü bozabilen kişiler medyumlardır. O yüzden aşk büyüsü yaptırmak için sizlerin de bir medyumdan destek alması gerekir. Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Görüldüğü gibi birçok büyüyü başarı ile yapan medyumlardan destek almamız oldukça önemlidir ve şarttır. Peki destek almazsanız ne olur? Kendiniz yapabilir misiniz? Kendiniz Aşk Büyüsü Yapabilir Misiniz? Aşk büyüsünü kendisi yapmak isteyen kişiler derin araştırma içine girerler. Nasıl yapabilirim neler lazım? Gibi araştırmaların peşi sıra edindikleri bilgilerle acemice bir işi başarabilmek için çaba sarf ederler. Bazı malzemeler temin edilir. Karanlık bir odaya geçilir. Kulaktan dolma bilgilerle öğrendikleri duaları ve tılsımlı sözleri öğrenirler. İş büyüyü yapmaya gelmiş demektir. Bu aşamada cinlerle ya da ruhlarla bağlantı kurulamadığı için sonuç bir hüsrandır. Çünkü sadece dua okumak ve bazı nesneleri elinize almakla aşk büyüsü yapılmaz. Eğer öyle bir durum söz konusu olsaydı herkes büyü yapabilme özelliğine de sahip olurdu. Büyü, insanlık tarihinin ilk yıllarından beri uygulanan bir yöntemdir. Bütün kavimler ya da toplulukların birçok büyüyü yaptıkları görülmektedir. Hıristiyanlar, Yahudiler ya da Müslümanlar yüzyıllardan bu yana büyü, muska, kehanet gibi bilimsel olaylarla devamlı ilgili olmuşlardır. Bu topluluklarda kendinde özel yetenekler bunulan kişiler hep yer almaktaydı. O günlerde büyücü, muskacı ya da farklı tabirlerle anılan bu insanlar diğer kişilerin sorunları çözmede devamlı faydalı olmuşlardır. Onlar ruhlarla iletişim kurabilen beyinsel güçlerinin oldukça fazla olduğu özel kişilerdir. Tarihin eski çağlarında nasıl ki onlara ihtiyaç duyulduysa günümüzde de bu ihtiyaç devam etmektedir. Şimdi medyum ya da hoca tabiriyle bilinen bu kişiler insanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Kendinizde özel yeteneklerin olduğunu düşünmüyorsanız mutlaka bir medyuma gitmelisiniz. Kendi çabalarınızla yapmış olduğunuz büyüler ne yazık ki gerçek amacına ulaşmayacaktır. Hatta “büyünün ters tepmesi” diye tabir edilen kötü sonuçlarla da karşılaşmanız söz konusu olacaktır. Bu durum siz de ya da büyü yapmak istediğiniz kişilerde olumsuz sonuçlara yol açabilir. Aşk büyüsü yapılması için okunacak dualardan tutun da söylenecek tılsımlı sözlere kadar her şey medyumların en iyi bildikleri durumlardır. Ayrıca dünyevi olmayan varlıklar da iletişim oldukça önemlidir. Bu iletişimi kurmak ancak medyum hocalar sayesinde gerçekleşir. Karşılaştığınız olumsuz sonuçlar sonucunda hayal kırıklığına uğramanız ve psikolojik çöküntü yaşamamanız için bir medyumdan destek almanız oldukça önemli bir unsurdur. Aşk Büyüsü Etkilerini Nasıl Fark Edersiniz? Evli ya da bekar kişiler karşı cinsin kendisine aşık olması için aşk büyüsü yaptırırlar. Bunun etkilerini görmek için de sabırsızlanırlar. Bir medyumdan destek aldınız ve aşk büyüsü yaptırdınız. Şimdi ne olacak? Etkilerini nasıl fark edeceksiniz? Aslında değişiklikleri fark etmeniz hiç de zor değildir. Bir hafta gibi kısa bir zaman içerisinde karşınızdakinde şöyle farklılıklar görebilirsiniz Size bakışları değişecektir. Daha bir içten ve sevgi dolu bakmaya başlayacaktır. Size olan ilgi ve alakası farklılaşacaktır. Her anını sizinle geçirmek isteyecektir. Ayrı olduğunuz zamanlarda sık sık telefon edip sesinizi duymak isteyecektir. Gözü sizden başkasını görmeyecek ve hayatındaki en önemli kişinin siz olduğunu düşünmeye başlayacaktır. Ailesinden ve arkadaşlarından önce siz ilk sıraya yerleşebileceksiniz. Günlük hayatında sizi hep düşündüğü gibi, gece rüyasında da hep sizi görecektir. Aşk Büyüsü Yapmak İçin Medyuma Gitmek Şart Mıdır? Aşk Büyüsü ile Birlikte Yapılan Diğer Büyüler Görüldüğü üzere aşk büyüsü güzel bir amaç doğrultusunda yapılmaktadır. Sevdiğiniz kişi ile mutlu beraberlikler kurmak için yapılır. Ya da bir yuvanın yıkılmaması için yapılır. Aşkın tazelenmesi ve hep taze kalması oldukça önemli bir durumdur. Aşk büyüsü yaptıranlar bunun yanı sıra başka büyülere de ihtiyaç duymaktadırlar. Bunlardan bir tanesi de bağlama büyüsüdür. Aşk büyüleri genellikle bağlama büyüsü ile bir arada yapılmaktadır. Çünkü aşık olduğunuz kişinin size bağlı kalmasını istersiniz. Gözü sizden başkasını görmesin ileride sizi aldatmasın istersiniz. O yüzden aşk ve bağlanma büyüsü ikisi ayrılmaz bir bütün gibidir. Bağlanma büyüsünü tek başına yaptıranlar da bulunmaktadır. Bu durum aşık olan gençlerin haricinde; gözü dışarıda olan kimseler, eve uğramayan çocuklar ya da hayırsız eşler için geçerlidir. Sizin düşünceniz sadece aşk büyüsü yaptırmaksa yanında başka ne gibi büyüler yapılır diye medyum hocaya danışabilirsiniz. O bu konuda uzman olduğu için size yeterli şekilde bilgiyi de sunacaktır. Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Büyünün gerçek amacına ulaşması ve bu büyü yanında neler yapılabilir sorularınızın cevapları medyumda bulunmaktadır. Aşk Büyüsü Yapan Medyumlar Medyumlar bilindiği üzere her türlü büyüyü yapabilme gücüne sahiptirler. Bunlardan bir tanesi de bahsetmiş olduğumuz aşk büyüsüdür. İnsanlar kendi çabaları ile isteklerini gerçekleştiremiyorsa; bir uzmandan yardım almak oldukça doğal bir durumdur. Nasıl ki hasta olduğumuzda kendi kendimize iyileşemiyor ve doktora gidiyorsak; bu durum da onun gibi bir şeydir. Küçüğün büyükten yardım alması, bilmeyenin bilen bir kişiden yardım talep etmesi, muhtaç kişinin varlıklı kişiden para istemesi ne kadar doğalsa normal hayatımızda olmasını istediklerimiz için medyum hocalardan yardım almamız da o kadar doğal bir olaydır. Alınacak yardımların işi bilen kişilerden talep ediliyor olması bizim sorunumuzu giderecektir. Aşk büyüsü yapan medyumlar günümüzde oldukça fazladır. Önemli olan sağlam kaynaklara başvurmak ve onların tecrübelerinden faydalanmaktır. Medyum hoca diye tabir edilen üstün yetenekli insanlar her türlü büyüde okunması gereken duaları bilirler. Dualarla gerçekleştirilen bu durum sizlerin sıkıntılarına oldukça iyi gelecektir. Aşk büyüsü yapmak için medyuma gitmek şart mıdır? Kafanızda oluşan bu sorunun cevabını sanıyorum bu yazımızda bulmuş olmalısınız. Eğer aşıksanız ve aşık olduğunuz kişiyi elde etmek istiyorsanız sizler de bir medyumdan yardım talep edebilirsiniz. Tıpkı acıkmış ve yiyecek istiyormuş gibi. Tıpkı darda ve zorda kalmışsınız da size uzanan yardım elini tutmuşsunuz gibi. Bu şekilde düşünürseniz bir medyumun size ne kadar faydalı olacağını fark edebilirsiniz.

bir yuvanın yıkılmaması için dua