Afiş çalışmalarında renk ve teknik kullanımda herhangi bir sınırlama yoktur. Ancak dört renkli (CMYK) ofset baskı teknolojisi ile elde edilebilen renklerin dışına çıkılmamalıdır. Çalışmalar 300 dpi çözünürlükte olacaktır. Afişler, 50×70 cm. boyutunda dikey olarak çalışılacaktır. ProjeÇalışmamız Canva İle Afiş Nasıl Hazırlanırı Anlatmaya Çalıştım.Umarım Faydalı Olur. Keyifli Güzel Çalışmalar Diliyorum.(Hasan DÜZGÜNOĞLU) Doğalkaynaklar ile ekonomi ilişkisini açıklar. a) Doğal kaynaklar sınıflandırılır. b) Tarihsel süreçte “doğal kaynakların değeri ve kullanımındaki değişim”e farklı bölgelerden örneklerle yer verilir. 11.2.12. Türkiye’deki doğal kaynaklar ile ekonomi arasındaki ilişkiyi analiz eder. Türkiye’deki doğal Rüya GözlüDoğal Kaynakların Bilinçsizce Tüketilmesinin İnsan Yaşamına Etkileri Maddeler Halinde. Hava kіrlіlіğі nеdеnіylе mеydаnа gelen küresel ıѕınma kuraklık уada doğal аfetlere neden olmaktadır. Birçok bölgede su kaуnakları yok olmаktаdır. Yer altı kаynаklаrındаn petrolün önümüzde 30 yıl AydınValiliği'nin Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Suların Kullanımı ile İlgili Basın Açıklaması Fast Money. İNDİRİM 5,00 TL+KDV 5,90 TL KDV Dahil İNDİRİM 20,00 TL+KDV 23,60 TL KDV Dahil 4,00 TL+KDV 4,72 TL KDV Dahil 4,00 TL+KDV 4,72 TL KDV Dahil 10,00 TL+KDV 11,80 TL KDV Dahil 12345…» İNDİRİM 2022 İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı ile ilgili 2022 kılavuzuna göre bilgilendirme afişi hazırlanmıştır. Çalışmaya başlama,sürdürme ve ortam hakkında bilgiler yer almaktadır. Down sendromu hakkında doğru bilinen yanlışlar neler? Bu çalışmayı farkındalık amaçlı okul panolarınızda sergileyebilirsiniz. İNDİRİM 16 adet A4 den oluşan pdf baskıya hazırdır. Çıktı alıp birleştirip sınıfça boyama yapılabilir. Carpanlar ve Katlar konusunun kısa konu anlatımı ve pano calısması Sınıf panosuna asabileceğiniz 7 geometrik cisim küp, kare prizma, silindir, dikdörtgen prizma, küre, koni, üçgen prizma posteri ve öğrencilerin defterlerine kesip yapıştırabilecekleri 7 geometrik cismin inter... Merhabalar Sevgili Meslektaşım, 2022 LGS sınav başvuru süreci, tarihler ve öğrencilerin yapması gereken şeylerle ile ilgili öğrencilere faydalı olabilecek sınıflarına asmak için bir afiş tasarladım. Umarım fayd... Aile içi şiddetsiz iletişim mümkün. Aile içi sözel ve fiziksel şiddete dikkat çekmek amacıyla hazırlanmış afiş çalışmasını sizlere sunuyorum.*Çalışmamı değerlendirip bana destek olursanız sevinirim. Ayrıca kend... Sınıflar 1. Sınıf, 10. Sınıf, 11. Sınıf, 12. Sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf, 4. Sınıf, 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf, 8. Sınıf, 9. Sınıf, Açık Öğretim Lisesi, Okul Öncesi Düzeyi, Üniversite Akran zorbalığı ile ilgili hazırlanmış modüler bu pano çalışması duygusal şiddet diyebileceğimiz inciten cümle örneklerinden ve iyileştiren cümle örneklerinden oluşmaktadır. Öğrencilerinizin empati becerisini g... Sınıflar 10. Sınıf, 11. Sınıf, 12. Sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf, 4. Sınıf, 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf, 8. Sınıf, 9. Sınıf, Açık Öğretim Lisesi, Üniversite Çalışma toplam 20 sayfadır. Çalışmayı, sunu olarak sınıf rehberliği yaparken veya afiş olarak ekteki görsellerle birlikte kullanabilirsiniz. Çalışma sonunda yer alan "Güvenli Yer" ve "En güzel An'ım" imajinasyo... Sınıflar 10. Sınıf, 11. Sınıf, 12. Sınıf, 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf, 8. Sınıf, 9. Sınıf, Açık Öğretim Lisesi, Okul Öncesi Düzeyi, Üniversite Bireysel farklılıklara saygı görsel afiş çalışması Sınıflar 1. Sınıf, 10. Sınıf, 11. Sınıf, 12. Sınıf, 2. Sınıf, 3. Sınıf, 4. Sınıf, 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf, 8. Sınıf, 9. Sınıf, Açık Öğretim Lisesi Psikolojik Sağlamlık ile ilgili afiş/pano çalışması 12345…» Meydana gelme aşamalarında hiçbir insan aklı ve müdahalesi ile makine tekniği kullanılmadan doğada kendiliğinden oluşmuş bütün zenginlik kaynaklarına “Doğal Kaynak” denir. Yani doğada kendiliğinden oluşmuş ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her türlü bileşene doğal kaynak denilmektedir. Dünya üzerinde yapılan pek çok faaliyetin temelinde doğal kaynaklar vardır. Diğer faaliyetler bu kaynaklar üzerinde şekillenir. Örneğin; beşeri bir faaliyet olan tarım, doğal bir kaynak olan tarım topraklarında yapılır. Doğal kaynaklar, canlı ve cansız çevreyi belirleyen çevre bileşenleridir. Teknolojik gelişmeler kimi zaman doğal kaynakların daha kolay ve verimli olarak kullanılmalarını sağlarken, kimi zamanda aşırı kullanılmaları nedeniyle süratle tüketilmelerine veya bozulmalarına neden olmaktadır. Özellikle oksijen, Su, bitki örtüsü, petrol gibi kaynakların büyük bir hızla azalması, canlıların yaşam alanlarını kısıtlamakta, çevresel felaketlere yol açabilecek iklim değişiklikleri yaratmaktadır. Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik göstermektedir. Günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem ya da evlerimizde kullandığımız eşyalar birer doğal kaynaklara örnek verilebilir. Doğal kaynaklar çeşitlilik bakımından oldukça zengin olup, tükenmeyen doğal kaynaklar ve tükenebilen doğal kaynaklar şeklinde sınıflandırılmaktadır. Tükenmeyen doğal kaynaklar iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar; a- Tükenmeyen DaimiDoğal Kaynaklar Kullanıldığı zaman kendilerini üreme veya madde döngüleri yoluyla yenileyerek tükenmeyen kaynaklardır. Genelde canlı kaynakların tümü bu gruba girmektedir. b- Belirli Şartlarda Kendini Yenileyebilen Doğal Kaynaklar Belli ölçülerde kullanıldığı zaman veya olağan yıllık artışlarını aşmayacak şekilde kullanıldığı sürece madde döngüler yoluyla kendilerini yenileyebilen kaynaklardır. Canlı doğal kaynakları bitki, hayvan ve mikro organizmalardan oluşan biyolojik çeşitlilik oluşturmaktadır. Cansız doğal kaynakları ise hava, toprak, su ve yer altı zenginliklerinden madenler ve fosil yakıtlar oluşturmaktadır. Sanayi Devrimi’nin yaşanmasına neden olmuştur. Araç ve gereçlerin yapımında kullanılır. Ülkelerin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunurlar. Bazı sektörlerin doğmasına veya var olan sektörlerin gelişmesini sağlarlar. İnsanların dinlenme ve eğlenmesini sağlarlar. Ülkemiz doğal kaynaklar bakımından çok zengindir. Birçok yeraltı ve yer üstü doğal kaynaklara sahiptir. Bunlar Sular Üç tarafı denizlerle kaplı olan ülkemiz su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Bu su kaynakları ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Akarsular ve barajlardan enerji elde edilebildiği gibi turistik açıdan da oldukça önemli bir yere sahiptirler. Karadeniz, Ege Denizi ve Ak Denize kıyısı olan ve bir iç deniz olan Marmara Denizini bünyesine alan ülkemiz, deniz ticareti, deniz turizmi ve balıkçılık vb. deniz ürünleri bakımından da ülke ekonomisine oldukça büyük katkılar sağlamaktadır. Madenler Ülkemiz maden rezervleri bakımından da oldukça zengindir. Doğu Anadolu Bölgesi madenler bakımından en zengin bölgemizdir. Çok sayıda maden ürününü ihraç etmekteyiz. Bunlardan bazıları; bakır, krom, civa, bor, zımpara taşı, tuz, ham demir, magnezyumdur. Madenlerimiz ülkemizin çeşitli bölgelerinden çıkarılmaktadır. Ormanlar Türkiye bir orman cennetidir. Ormanlar canlıların oksijen kaynağı olduğu için özenle korunmalıdır. Kereste ve kâğıt gibi bazı sanayi dallarında orman ürünleri ağaç hammadde olarak kullanılmaktadır. Turistik gezilerde ormanlar ülkemizin tanıtılmasında rol oynamaktadır. Turistik Yöreler Türkiye bir doğa harikası ve tam bir turizm cennetidir. Asırlık geçmişi ile türlü medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Turistik doğal güzelliklerimizden Pamukkale, Peri Bacaları bunlardan sadece birkaç tanesidir. Gerek yurt içi gerek se yurt dışından binlerce turist buralara akın etmektedir. Dolayısıyla ekonomimize de olumlu katkılar bırakmaktadır. Peri Bacaları Pamukkale Damlataş Mağarası Ihlara Vadisi Ağrı Dağı Abant Gölü Uzun Göl Manavgat Şelalesi Ölü Deniz Efes Antik Şehri Saat Kulesi Anadolu Hisarı Aspendos Tiyatrosu Selimiye Camii Ayasofya Müzesi Topkapı Sarayı Sümela Manastırı Su gibi doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesine engel olmak ve insanların kaynakları israf etme­den kullanmalarını sağlamak için aşağıdaki boşluğa bir afiş hazırlayınız. Afişinize insanlara uyarı niteli­ğinde dikkat çekici sloganlar yazmayı unutmayınız. Susuzluk Doğal Kaynaklar Doğal Kaynaklar Nedir Doğal kaynaklar çevrebilimin tentelini oluştururlar. Doğal kaynaklar canlı ve cansız çevreyi belirleyen çevre bileşkenleridir. Bu nedenle doğal kaynaklan da canlı doğal kaynaklar ve cansız doğal kaynaklar olarak iki temel kümede toplamak olanaklıdır. Canlı doğal kaynaklar denilince bitki hayvan ve mikro organizmalardan oluşan biyolojik çeşitlilik anlaşılır. Cansız doğal kaynaklar ise biyolojik çeşitliliğin bağımlı olduğu hava su ve topraktan oluşan yaşam ortamları ile madenler ve fosil yakıttan kapsayan ' yeraltı zenginlikleridir. Çeşitlilik Genel olarak belirli bir yerdeki tüm bitki hayvan ve mikro organizma türleri biyolojik çeşitlilik olarak tanımlanır. Bir ülkenin temel doğal kaynaklarını oluşturan bu çeşitliliğe kimi bilim adamları biyolojik zenginlik adını da vermektedirler insan türünün geleceği büyük ölçüde biyolojik çeşitliliğin değerlendirilmesine bağlıdır. Kaba bir tahminle bugün için Dünyadaki biyolojik çeşitliliğin çok az bir bölümünün örneğin bitki türlerinin ancak yüzde birinin yeterince incelendiği hayvan türlerinde ve mikro organizmalarda bu oranın giderek daha da düştüğü ileri sürülmektedir. Tarım hayvancılık balıkçılık ormancılık tıp eczacılık ve endüstri alanlarında kullanılan türler önemli bir ekonomik kaynak özelliği göstermektedirler. Bunun yanı sıra bu türlerin değişik çeşitleri ve yakın akrabaları da ekonomik değeri olan bitki ve hayvanların gen rezervi olarak kullanılmaktadır. Biyolojik çeşitliliğin ekonomik açıdan gösterdiği önem bu konuda yapılan bilimsel araştırmaları özendirmiş bu araştırmaların insanların geleceğinin güvence altına alınmasında büyük bir paya sahip olacağı ileri sürülmeye başlanmıştır. Biyolojik zenginlik kavramı genetik çeşitlilik ve ekolojik çeşitlilik kavramlarını birlikte içermektedir. Genetik çeşitliliğe değinmeden önce gen kavramına açıklık getirmek gerekir. Canlıların tüm özellikleri ile ilgili bilgiler gen denilen DNA deoksiribonükleik asit molekülleri içinde bulunurlar. DNA molekülün bir kısmını oluşturan gen canlının herhangi bir özelliğini belirleyen en küçük ve temel kalıtım birimidir. Genetik çeşitlilik bir türün değişen çevre koşullarına uyum sağlayabilmesi için gereken gen havuzundaki kalıtsal bilgilerinin çeşitliliğidir. Gen havuzu üyeleri arasında doğal yolla bilgi alışverişinde bulunabilen bir evrenin bireylerindeki ortak ve farklı genlerin toplamıdır. Genetik çeşitliliğe sahip olmayan canlı türler değişen çevre koşullarına dolayısıyla evrime ayak uyduramayıp tükeneceklerdir. Ekolojik çeşitlilik ise; belirli bir bölgede yer alan farklı ekosistemleri ifade etmektedir. Belirli doğal bir sınıriçinde yer alan bitki hayvan ve mikro organizmalar tür topluluğu denilen bir bütün oluştururlar. Ekolojik çeşitlilik tür topluluğunun yanı sıra bu topluluk içindeki tür sayılarım da içerir. Biyolojik çeşitlilik hem Dünya hem de her ülke için ayrı ayrı canlı doğal kaynak zenginliği olduğundan ekonomik kalkınma açısından büyük bir önem taşır. Çünkü ülke ekonomisi kaçınılmaz olarak doğal kaynaklara dayanır. Bu nedenle söz konusu zenginliklerin korunması ve geliştirilmesi günümüzün eh önemli çevrebilimsel sorunudur. Piyasa ekonomisinin günlük çıkarlara dayanan kısa vadede kâr maksimizasyonu türlerin ve ekosistemlerin korunmasının uzun sürede sağlayacağı kârın göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilmesinde üç temel sorun ile karşılaşılmaktadır. Bunlar sıra ile; çeşitlerin kaybolması türlerin kaybolması doğal alanların bozulmasıdır. Zaman içinde kolay bozulmayan yaygın bir biçimde piyasaya sürülen dolayısıyla ticari değeri yüksek olan çeşitler yerel çeşitleri ve bunların yabani akrabalarını ortadan kaldırmaktadırlar. Böylece bir çeşit azalması ve giderek yok olması tohum ıslahında gerekli genetik kaynakların yavaş yavaş ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Çeşit kaybını izleyen bir bakıma onun tamamlayıcısı olan bir •on» da tür kaybıdır. Türlerin sayıca azalması denilebilen tür kaybı da doğrudan ekonomik yaran olmayan türlerde yoğunlaşmakta ekolojik dengedeki yeri henüz saptanamamış bir çok tür yok ol- ' Biyolojik çeşitliliğin yaşam ortamı bir diğer deyişle ekolojik çevresi çeşitlerin ve türlerin varlıklarını sürdürmelerini belirleyen temel öğedir. Canlı doğal kaynakların içinde bulunduğu doğal alanların korunması biyolojik zenginliğin sürdürülebilmesinin ilk koşuludur. Biyolojik çeşitlilik insanlığın refahına büyük katkıda bulunmaktadır. Günlük yaşamında insanlar çok ayırımına varmasalar bile bitki hayvan ve mikrop kökenli yüzlerce madde kullanmaktadırlar. Canlı doğal kaynaklar ekonomiyi doğrudan etkilemekte tarım sanayi tıp ve eczacılık kesimlerine katkıda bulunmaktadır. insan ekonomik ussallığı içinde geleceğini güvence altına almak için doğaya sürekli müdahale etmektedir. Bunun son aşamasına örnek olarak DNA'nın yeniden dizilişi ve DNA'nın çözülüp yeni bileşikler biçiminde yeniden birleştirilmesi gösterilebilir. Genetik malzemelerin oynanmasına dayanan bu yeni bilgi ve teknoloji genetik mühendisliği olarak tanımlanmaktadır. DNA ile oynama olanağı veren bilgi birikimi 1970'li yıllarda fen işin biliminden teknolojisine geçmeye başlamış biyoteknoloji adı akında endüstrinin konusu olmuştur. Biyoteknoloji biyolojik ••temlere ve organizmalara uygulanan kendilerinden yararlanılması ve istenilen biçimlere ve ürünlere dönüştürülebilmekti amacıyla kullanılan bilimsel teknikler ve endüstriyel yöntemler olarak mumlanmaktadır. Günümüzde biyoteknoloji tarımsal üretimin artırılması tıp ve eczacılıkta etkinliğin sağlanması endüstrinin geliştirilmesi çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda bir kurtarıcı gibi görülmektedir. Bir bakıma Dünya'nın geleceğine ilişkin karamsar görüşler biyoteknoloji aracılığı ile aşılmak istenmektedir. Doğal Kaynaklar Cansız doğal kaynaklar kavramı canlıların doğal yaşama alanı kavramı ile eş anlamlıdır. Hava su ve toprak diye sıraladığımız bu asıl çevre öğelerine yeraltı zenginlikleri denilen madenler ve fosil yakıdan da eklemek gerekir. Cansız doğal kaynakların toplumların gözündeki göreli önemi çevrebilimsel kaygılardan çok ekonomik yararlılıktan kaynaklanmaktadır. Sınırsız ekonomik büyüme tutkusu kaynakların tükenmesine işlevlerini yerine getirememesine neden olmuştur. Hava su ve topraktaki bozulma insan faaliyetleri sonucunda bu alıcı ortamlara binen yükün artması aşın yüklenme yüzünden kaynağın kendi kendini yenileyememesi temizleyememesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Toprak altı zenginlikleri oluşturan madenler ve fosil yakıtlar ise yenilenemeyen kaynak kümesine girmektedirler. Sınırlı miktarda bulunan ve işletilmelerine koşut olarak belli bir sürede tükenecek olan bu kaynakların kullanılması ekonomik yeğlemeye bağlı kalmaktadır. Uzun yıllar hava ve su serbest mal sayılmış üretime katkısının maliyeti sıfır olmuştur. Buna karşılık yeraltı ve yüzeysel su kaynaklan su yollan toprak ve toprakaltı zenginlikleri bireysel ulusal ve uluslararası düzeyde sürekli bir ekonomik çıkar ve bir çatışma konusu olmuştur. Bugün de söz konusu kaynaklar önce küresel ekonomik ve siyasal sorunların kaynağı olarak ele alınmakta savaş ve bansın nedeni olmaktadır. Küresel çevre sorunları başlığı altında doğal kaynaklara bakış ancak kaynaklarla birlikte ekonomik gelişmenin de sona ereceği korkusu ile gerçekleşmektedir. Henüz kaynak kullanımı ve çevre yönetimi alanında bilimsel gereklilik ekonomik çıkarlara kendisini kabul ettirememiş durumdadır. Ancak belirtmek gerekir ki doğal kaynakların korunması bu konuda stratejilerin belirlenmesi son yıllarda uluslararası toplumun önde gelen uğraşı olmuştur. Doğal kaynakların ekonomik gelişmenin kaynağı olduğu doğanın yeni bilimsel ve teknik ilerlemelere olanak sağladığı doğal kaynakların gelecek kuşaklara aktarılmasının moral olarak gerekli bulunduğu düşünceleri tartışmasız kabul görmeye başlamıştır. Doğayı sevmeyen kenidini sevmeyendir, Yaşamak istiyorsan doğayı yaşat, Kendin için değil bütün canlılar için doğa gerekir Doğadakileri sanma ot saman, yok olursa olursun harman Yaşamımızı sürdürmek için doğal kaynaklardan yararlanırız. Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler doğal kaynaklarımızı oluşturur. Bitmeyecekmiş gibi görünen bu kaynaklar, insanların bilinçsizce davranışları sonucu hızla azalmaktadır. Görevimiz, bunları yok etmek değil, korumaktır. Bitkiler ve hayvanlar, yaşamları için gerekli oksijeni havadan alırlar. Havanın çeşitli şekillerde kirletilmesi, bu kirliliğin yağmur suları ile yeryüzüne inerek akarsu, yer altı suları ve toprağa karışması, orada yaşayan canlıları olumsuz yönde etkiler. Onların türlerinin azalmasına veya yok olmasına neden olur. Çünkü doğadaki canlıların zenginliği, sağlıklı bir çevrenin var olmasına bağlıdır. Su, sağlıklı bir hayatın devamı için canlıların gereksinim duyduğu en önemli doğal kaynaklardandır. Yeryüzünün yaklaşık dörtte üçünü ve canlı vücudunun önemli bir kısmını su oluşturur. İnsanlar birçok alanda temizlik işlerinde, elektrik enerjisinin elde edilmesinde, bahçe ve tarlaların sulanmasında, deniz ulaşımında vb. sudan yararlanır. Su, içinde yaşayan birçok canlıya da yaşama ortamı sağlar. Burada yaşayan balıkların beslenmemiz açısından önemi büyüktür. İnsanların yıllarca deniz, göl ve akarsulara bıraktığı atık maddeler, buralarda yaşayan canlı türlerinin azalmasına, bazılarının da yok olmasına neden olmuştur. Ayrıca buna bağlı olarak birçok önemli turizm merkezi de özelliğini yitirmiştir. Örneğin, bugün yurdumuzda Haliç ve İzmit Körfezi’nin çeşitli şekillerde kirletilmesi, çevre ve orada yaşayan canlılar için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Sanayinin hızla gelişmesi de su kaynağının tüketimini etkilemektedir. Ancak ülkelerin kalkınmasında ve iş olanaklarının oluşturulmasında sanayi kuruluşlarına da gereksinim vardır. Burada dikkat edilmesi gereken konu, suyun tutumlu bir şekilde ve kirletilmeden kirletilmeden kullanılmasıdır. Aynı şekilde doğal kaynaklarımızdan olan ormanların da sayılamayacak kadar yararları vardır. Bunlardan, gelecek kuşakların da yararlanmasını sağlamak için onları korumalıyız. Nüfus artışına paralel olarak giderek artan bir biçimde kullanılan bu kaynaklar korunmadığı takdirde zamanla tükenme noktasına gelir. Bu durum, doğa için bir felaket oluşturur. Yaşamın doğal kaynağı olan toprağa bırakılan zararlı katı ve sıvı atıklar, zamanla toprağın özelliğini kaybetmesine neden olur. Verimliliğini yitiren toprak, üzerinde yaşayanları besleyemez duruma gelir. Bitki örtüsünden yoksun kalan toprak, sularla taşınarak gölleri doldurur ve oradaki canlıların yok olmasına neden olur. Doğal kaynaklarımızdan olan yer altı zenginlikleri madenler de insanlar tarafından bilinçsizce tüketilmesi sayesinde her geçen gün azalmaktadır. Madenlerden; sanayi alanında, enerji elde etmede ve başka alanlarda yararlanmaktayız. Yapılan araştırmalara göre çok önemli birer enerji kaynağı olan petrol, kömür ve doğal gaz, yeni yataklar bulunmazsa, aşırı kullanılmaları nedeniyle çok kısa bir zaman sonra tükenecekleri belirtilmektedir. Bu bakımdan gerek enerji kaynaklarımızı, gerekse diğer yer altı kaynaklarımızı bilinçli kullanarak onlardan daha uzun bir süre yararlanmayı sağlamalıyız. Şu halde yaşamımız için vazgeçilmez birer kaynak olan doğal kaynaklarımızı bilinçli kullanmak, en başta gelen görevlerimiz içerisinde yaşantımızda, okulda ve evde bilinçli birer tüketici olmak durumundayız. Su, elektrik, yakıt ve besin maddelerini israfa kaçmadan gerektiği kadar kullanmalıyız. Doğal kaynaklarımızı nasıl koruruz – doğal kaynakları korumanın yolları –

doğal kaynaklar ile ilgili afiş