Fast Money. Cevap Hubble Uzay Teleskobu HUT; Nisan 1990'da STS-31 Görevi esnasında Uzay Mekiği Discovery tarafından Dünya etrafındaki yörüngesine yerlestirilen bir uzay Uzay Teleskobu HUT' nun ismi Amerikalı astronom Edwin Hubble’ın anısına verilmiştir. İlk uzay teleskopu değildir fakat HUT en büyüklerindendir ve birçok üstün özelliği vardır. Ayrıca hem hayati öneme sahip bir araştırma aracıdir, hem de astronomi için etkili bir halkla ilişkiler unsurudur. HUT, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı ESA tarafından yapılan ortak bir çalışmadır ve Compton Gama Işını Gözlemevi, Chandra X-ışını Gözlemevi ve Spitzer Uzay Teleskobu projelerinden oluşan NASA’nın Büyük Gözlemevleri programının bir parçasını oluşturur.
X ışınlarnın kulağa egzotik gelen bir adi var; bu isim, “bilinmeyen” olduklarından bir denklemdeki x gibi verilmişti, fakat aslında, elektromanyetik tayfın morötesi ve gama ışınları arasındaki göremediğimiz kısmını oluşturan fotonlardan ibarettir – elektromanyetik ışıma ve Almancada bunlara X ışını denmez; onun yerine, bu ışınları 1895’te keşfetmiş Alman fizikçi Wilhelm Röntgenin adi verilmiştir. Bunları, söz konusu tayfın öteki sakinlerini tanımladığımız gibi, üç farklı fakat birbirine bağlı biçimde ayırt ederiz frekansla saniyedeki devir sayısı, hertzle gösterilir, dalga boyuyla tek bir dalganın uzunluğu, metre cinsinden, bu örnekte nanometre ya da enerjiyle elektron volt cinsinden, eV veya binlerce elektron volt cinsinden, keV.X Işınlarının Özellikleriİşte çabucak karşılaştırılacak bazı noktalar. Yeşil ışık bir metrenin yaklaşık 500 milyarda biri ya da 500 nanometre kadarlık bir dalga boyuna ve yaklaşık 2,5 elektron voltluk bir enerjiye sahiptir. En düşük enerjili X ışını fotonu yaklaşık 100 eV’dir, yani bir yeşil ışık fotonunun enerjisinin kırk katı; dalga boyu da yaklaşık 12 nanometredir. En yüksek enerjili X ışınları yaklaşık 100 keV’dir, dalga boyu yaklaşık 0,012 nanometredir. Dişçiniz röntgen çekerken yaklaşık 50 ke V’ye kadar X ışını kullanır. Elektromanyetik tayfın öteki ucunda, ABD’de radyo istasyonları AM bandında 520 kilohertz dalga boyu 577 metre – bir kilometrenin yarısından biraz fazla ila 1710 kilohertz dalga boyu 175 metre – bir futbol sahasının iki katına yakın arasında yayın yapar. Enerjileri yeşil ışıktan bir milyar kat, X ışınlarından da bir trilyon kat X ışınılarını birtakım farklı yollarla yaratır. Çoğu radyoaktif atom nükleer bozunma sırasında doğal olarak bu ışınları art yayar. Burada olan şudur. Elektronlar yüksek enerji durumundan düşük durumuna sıçrar enerjideki fark bir X ışını fotonu olarak yayılabilir. Elektronların enerji seviyeleri paketçikler halinde kuantumlanmış ya da nicemlenmiş olduğundan bu fotonların çok ayrık enerjileri vardır. Ya da elektronlar atom çekirdeklerinin yanından yüksek hızla geçerlerken yön değiştirirler ve enerjilerinin bir kısmını X ışını olarak tüm tıpta ya da diş hekimliğindeki X ışını röntgen cihazında çok yaygın olan bu tür X ışını yayımına, çok zor bir Almanca adla bremsstrahlung diyoruz , kelime anlamı da “frenleme ışıması’.Ayrık enerjili X ışınlan tıpta kullanılan bazı X ışını cihazlarında da üretilebilir, fakat genel olarak kesintisiz X ışını tayfı üreten bremsstrahlung egemendir. Yüksek enerjili elektronlar manyetik alan çizgileri etrafında spiral çizerek dolanırken hızlarının yönü sürekli değişir ve bu yüzden de enerjilerinin bir kısmını X ışınıları olarak yayarlar; buna senkrotron ışıması diyoruz, ama manyetik bremsstrahlung da denir. Yengeç bulutsusunda olan da budur- aşağıda.Doğa bir de yoğun maddeyi çok ama çok yüksek sıcaklıklara, milyonlarca Kelvin dereceye kadar ısıttığında X ışınları yaratır. Buna kara cisim ışıması diyoruz. Madde bu kadar sıcaklığa ancak epey uç şartlarda ulaşır, bazı muazzam büyüklükteki yıldızların görkemli ölüm patlamaları olan süpernova patlamalarında ya da gaz çok yüksek hızlarda bir kara delik ya da nötron yıldızına düştüğünde. Örneğin güneş, yüzeyinde yaklaşık 6000 Kelvin derece sıcaklıkla, enerjisinin yarıdan biraz azını yüzde 46’sını görünür ışık olarak yayar. Geriye kalanın çoğu kızılötesi yüzde 49 ve morötesi ışımadır yüzde 5. X işini yayacak kadarki sıcaklığın yanından bile geçmez. Fiziği tam anlaşılmamış olsa da güneş bir miktar X ışını yayar, ama X ışınlarında yayılan enerji, yaydığı toplam enerjinin sadece milyonda biri kadardır. Sizin vücudunuz da kızılötesi 1şıma yayar, ama görünür ışık yayacak sıcaklıkta ışınılarının en ilginç-ve en işe yarar- yanlarından biri, kemik gibi bazı madde türlerinin X ışınını, yumuşak doku gibi ötekilerde daha çok soğurmasıdır. Ağzınızın ya da elinizin X ışınıi görüntüsü de röntgen filminde açık ve koyu bölgeler olmasının sebebi de budur. Röntgen filmi çektirdiyseniz, vücudunuzun geri kalan kısmını korumak için size kurşun önlük de giydirmişlerdir, çünkü X ışınlarına maruz kalmak kanser olma riskini de arttırır. Atmosferimizin çok iyi bir X ışınıi soğurucusu olması bu yüzden çoğunlukla iyi bir seviyesinde düşük enerjili 1 keV X 1şinlar yaklaşık yüzde 99’u sadece 1 santimetrelik havayla keV’lik X ışınlarında, ışınların yüzde 99’unu soğurmak için yaklaşık 80 santimetre hava gerekir. 25 keV’deki yüksek enerjili X ışınları söz konusuysa, aynı oranı soğurmak için 80 metrelik hava Aşkına adlı eserden Lewin – Warren Goldstein
Teleskop denilince akla ilk gelen üç ayak üzerinde duran ve arkasında geçildiğinde küçük bir tüpten uzağı görmemizi sağlayan, birçok farklı ekipmanla donatılmış cihazlar geliyor. Ancak teleskopun görevi aslında bundan daha fazlası. Peki, teleskop nedir? Teleskobu kim icat etti? Gelin birlikte bakalım. Teleskop; yapı olarak objektif, oküler ve bu mercekleri muhafaza eden bir tüpten meydana gelmiştir. Objektif cinsine göre iki tür teleskop vardır. Uzaydan gelen ışıklar teleskop içinde bir aynaya çarpıp, prizmadan geçtikten sonra göze geliyorsa bu türe yansımalı aynalı teleskop denir. Uzaydan gelen ışıklar merceklerden doğrudan geçip göze geliyorsa bu türe de kırılmalı mercekli teleskop adı verilir. Teleskop Ne İşe Yarar? Teleskop, astronominin temel araştırma araçlarındandır. Bu araç sayesinde gezegenler, güneş ve ay gibi gök cisimleri incelenebilmiştir. Teleskop Kim Tarafından İcat Edildi? Teleskop, Hans Lippershey Hollandalı gözlük üreticisi tarafından icat edilmiş ve daha sonra Galileo Galilei tarafından ilk defa, gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Bu mercekli bir teleskop idi. Teleskopların asıl amacı yıldızlardan gelen ışığı toplamaktır. Toplanan bu ışık verileri sayesinde yıldızın, daha doğrusu gökcisminin uzaklığı, kütlesi, yaşı..vb hesaplanabilir. Bu tabi çok kolay bir işlem değildir. Uzun süren gözlemler gerekebilir. Teleskop kullanımı için en uygun ortam temiz bir gökyüzü ve şehir ışıklarından mümkün olabildiğince uzakta olan yerdir. Zaten yaz tatillerinde, akşam sahilden bakınca çok sayıda yıldız görmemizin sebebi de budur. Temiz ve şehir ışıklarından uzak bir yerde daha çok yıldız görülebilir. Hubble uzay teleskobunun atmosfer dışında gözlem yapmasının bir sebebi de budur, atmosferimizdeki kir, toz, bulut, şehir ışıklarından arındırılmış bir gözleme imkan verir. Teleskop Ne Zaman İcat Edildi? Teleskop, 1608 yılında Hans Lippershey Hollandalı gözlük üreticisi tarafından icat edilmiş, 1609 yılında Galileo Galilei tarafından ilk defa, gökyüzü gözlemleri yapmakta kullanılmıştır. Teleskop Çeşitleri Neler? Optik Teleskoplar Radyo Teleskopları X-ışın Teleskopları Uzay Teleskopları Kızılötesi Teleskopları Optik Teleskoplar Optik teleskoplar, esas olarak elektromanyetik spektrumun görünür ışık kısmından ışığı toplayan ve odaklayan teleskop çeşididir. Kullanım amacı bakılan nesnenin doğrudan görünümü için büyütülmüş görüntüsünü oluşturmak, fotoğrafını çekmek ya da elektronik görüntü sensörleri üzerinden veri toplamaktır. Optik teleskoplar kendi içerisinde üçe ayrılır; Kırılmalı Teleskoplar Refraktörler Mercekleri kullanır mercek bilimi, teleskoba gelen ışık objektif denen mercekten geçer burada kırılır ve okülere gider. Yansıtmalı Teleskoplar Reflektörler Aynaları kullanır, teleskoba gelen ışık ilerleyip birincil aynaya gelir buradan gelen görüntü ikinci aynaya yansıtılıp buradan kullanıcıya gelen görüntü elde edilir. Katadiyoptrik Teleskoplar veya Katoptrik Cassigrain Tipi Yansıtıcı Teleskoplar Reflektör newton teleskobu ve refraktör teleskoplarının ikisinin de özelliklerini taşır. Lens ve aynaları da görüntü elde etmede kulllanır; yansıtmalı teleskop gibi ışık birincil aynaya gelir buradan düzeltici merceğe maksutov veya Schmidt cassigrain tipleri ya da ikincil düzeltici aynaya Ritchey-Chretien yansır. Buradan ise yansıyan ışık kullanıcıya ulaşır ışık yolu katlamalıdır. Refraktör ve Newton teleskoplarının aksine kısa bir tüp üzerinde yüksek büyütme özelliğine sahiptir. Diğer yandan görüntü refraktörlerdeki gibi tüpün en sonunda oluşur, görüntü Newton teleskobu gibi tüpün ortasında oluşmaz ve ters çevrilmez. Radyo Teleskopları Radyo teleskop, elektromanyetik tayfın radyo bölgesindeki dalgaları yakalayıp kuvvetlendirerek gözlem yapmak için kullanılan çanak şeklinde antenlerden oluşmuş alıcı veya alıcılardır. Radyo teleskop alıcısı radyoyla hemen hemen aynı işi görür. Radyo teleskobun radyodan farkı kozmik cisimlerden gelen yayının çok zayıf olmasıdır. Bu da gelen yayının yüz milyon kattan daha fazla kuvvetlendirilmesini gerektirir. Bu yüzden radyo teleskop alıcıları daha duyarlı yapılmak zorunda ayrıca ileri radyo ve bilgisayar teknolojileri gerektirmektedir. Radyo teleskoplar elektronik ve bilgisayar alanlarındaki gereksinimlerinden dolayı bu alanlara da önemli katkılarda bulundular. Antenin büyüklüğü yani dalgaları toplayan alanın büyüklüğü önemli olduğu için radyo çanakları olabildiğince büyük yapılmaya çalışılır. X-ışın Teleskopları Bir X ışını Teleskobu XRT, uzaktaki objeleri X ışını spektrumunda gözlemlemek için tasarlanan teleskoptur. X ışınlarına karşı opak olan Dünya atmosferinin üzerine ulaşmak için, X ışını teleskopları yüksek irtifa roketlerine, balonlara veya yapay uydulara montelenmelidir. Uzay Teleskopları Uzay teleskobu, uzaktaki gezegenleri, galaksileri ve diğer astronomik cisimleri gözlemlemek için uzaya yerleştirilen bir teleskoptur. Uzay teleskopları, zemine dayalı teleskopların ışık kirliliği ve elektromanyetik radyasyonun bozulması ışık titremesi gibi birçok sorundan kaçınır. Buna ek olarak morötesi frekansları, X ışınları ve gama ışınları Dünya atmosferi tarafından engellendiğinden yalnızca uzaydan gözlemlenebilirler. Kızılötesi Teleskopları Kızılötesi ışık kullanarak gök cisimlerini tespit etmek için kullanılan teleskoplardır. Gök cisimleri bir miktar elektromanyetik yaymaktadır. Dünya'nın atmosferik gazları tarafından kızılötesi tayfın büyük bir kısmı soğurulur. Böylece teleskoplar da uzaya yerleştirilir. Teleskop Fiyatları Ne Kadar? Teleskop fiyatları, teleskopun çeşidine göre değişiklik göstermektedir. Ancak en ucuz olarak bilinen teleskoplar, mercekli teleskoplardır. Bunun dışında teleskop fiyatları genel olarak 500 TL – TL arasında değişmektedir.
XRF, X-ışını floresans spektrometresi olarak adlandırılır. XRF genel olarak karakteristik X-ışınlarının değerlendirilmesi ve analiz edilmesi açısından önemli bir etkendir. XRF spektrometresi çoğunlukla laboratuvar ortamında geniş bir yer kaplar. Bu spektrometre sayesinde elementel ve kimyasal kompozisyon belirleme işlemleri daha etkin bir şekilde yapılır. XRF, günlük hayatta kullanılan birçok materyalin temelinde yer alan özel bir analiz tekniği olarak ifade edilebilir. Aynı zamanda birçok metal alaşımın mineralin ve petrol ürünlerinin bileşimini analiz etmek için de XRF desteğine başvurulur. Analiz esnasında yer alan X- ışınları elektromanyetik spektrumların parçasını olarak karşınıza çıkar. Pek çok maddenin analiz edilmesinde XRF spektrometresi etkin rol oynar. Birçok katı ve sıvı maddenin analiz edilmesi işleminde XRF gerekliler listesinde yer alır. Bunun yanı sıra toz maddelerde yer alan elementlerin incelenmesi için de XRF spektrometresine ihtiyaç duyulur. XRF analizörleri yaparak hızlı ve etkin sonuçlar sunar. Bu özelliği nedeniyle günlük hayatın pek çok noktasında karmaşık matematik işlemleri XRF desteğini görmek mümkündür. Genel olarak, XRF spektrometresi malzeme doğrulaması, hurda geri dönüşümü, madencilik ve jeokimya, çevresel değerlendirmeler gibi birçok alanda kullanılır. XRF Spektrometresi Çalışma Prensibi Nasıldır? Genel olarak, tüm XRF cihazlarında bir X-ışını kaynağı bulunur. Bu ışık kaynağı çoğunlukla X-ışını tüpü olarak karşınıza çıkar ve iki bileşenden meydana gelir. Birincil X-ışınları kaynağın kendisi tarafından üretilir ve daha sonra numune yüzeyine gönderilir. Daha sonra X-ışını modifikasyon işlemi için önceden bir filtreden geçer. Işın numunedeki atomlara çarpar ve neticesinde bir dedektör tarafından hepsi toplanır, bu sayede ikincil ışınlar meydana gelmiş olur. XRF sistemlerinde yüksek enerjili birincil X-ışını bir atom ile çarpar ve onun dengesinin bozulmasına neden olabilir. Daha sonra bu elektron düşük enerji seviyesine çekilir. Bu sayede bir atom boşluğu meydana gelir ve atom kararsız kalır. X ışını ile çarpışan atom kararlılığı sağlamak için yüksek enerji seviyesine sahip bir elektron boşluğuna atlar. Elektron bu iki seviye arasında hareket etmeye başlar. Elektronun bu hareketi ile birlikte bir enerji salınımı meydana gelir. Aşırı enerji salınımı ile birlikte ikincil bir X-ışını şeklinde yayılma başlar. Yayılan bu X-ışını enerjisi elementin karakteristiğini ortaya çıkarmış demektir. Bu sayede, XRF ile ölçülen örneğin niteliğine ulaşılmış olur.
Sağlıkta şiddet haberlerinin ardından hastanelere X-Ray cihazı konulmasına dair istekler daha da arttı. Hastanelerde X-Ray cihazı olması gerektiğini düşünenlerin sayısı bir hayli fazla. AVM, Adliye ve havalimanı gibi yerlerde bulunan X-Ray cihazının hastanelerde de olması gerektiğini düşünenler sosyal medya üzerinden bu isteklerini yoruma döküyor. Doktorlar başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet sosyal medyanın gündeminde ilk sırada yer almaya devam ediyor. Sosyal medyanın gündeminde yer alan konuyla ilgili çok sayıda yorum gelirken sağlıkta şiddeti engellemek için yeni adımlar atılması isteniliyor. Özellikle hastanelerde X-Ray cihazı olması konusu son dönemde sık sık gündeme geliyor. Pek çok kişi hastanelere X-Ray cihazı konulması gerektiğini X-Ray cihazı nedir? X-Ray cihazı ne işe yarar? X-Ray cihazı nerelerde kullanılır? X-Ray cihazı neleri gösterir? İşte tüm merak edilenler…Hastanelere X-Ray Cihazı Konulsun TalebiHastanelerde şiddetin artış gösterdiği günlerde doktorlar ve tüm sağlık çalışanları güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor. Vatandaşlardan da bu talebe çok sayıda destek var. Özellikle hastanelerde X-Ray cihazının bulunması gerektiği düşüncesini savunanlar oldukça fazla. Hastanelerde artan darp, yaralama, silahlı saldırı gibi olayların önüne geçebilmek için X-Ray cihazının mutlaka hastanelerde bulunması gerektiğine dair yorumlar Cihazı Nedir?X-Ray cihazı, nesnelerin sabit bir X ışını kaynağından geçirilerek içeriği hakkında bilgi veren bir cihazdır. X-Ray cihazlarında bir X-ışını kaynağı ve bu kaynağın karşısında da ışınları algılayan bir detektör grubu vardır. X-Ray Cihazı Neleri Görür?AVM ve havalimanı gibi yerlerde güvenlik önlemi için bulundurulan X-Ray cihazları, zararlı organik, inorganik ve metal malzemeleri tanımlar. Güvenlik X-Ray cihazları, içerisinden geçen malzemelerin kütle yoğunluğuna ve atom numarasına bakarak tehlikeli maddeleri tespit eder. Bu cihazlarda metal, inorganik ve organik maddeler ekranda farklı şekilde görülmektedir. Buna örnek olarak, organik öğeler ekranda turuncu renkte görülmektedir. X-Ray cihazını takip eden personel ise olası tehdit ve tehlikeleri önceden fark edebilir. Söz konusu güvenlik cihazları, vücut boşluğu veya giysilerin altına gizlenmiş metal olmayan nesneleri tespit etmek için düşük dozda nüfuz eden radyasyon kullanmaktadır. X-Ray cihazları metal ve inorganik maddeleri mavi renkte gösterir. Karışık maddeleri ise yeşil renkte verir.
x ışını teleskobu ne işe yarar