Herkoşulda mücadeleyi ettiler, kimi zaman talihsizlikler olsa da asla pes etmediler ve bağımsızlık için savaştılar. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da geçirdiği bu 6 aylık sürede (13 Kasım 1918-16 Mayıs1919) Milli Mücadele’yi ilmek ilmek ördü, zafer kazanabilmek için her ihtimali hesaba kattı.
Mayıs1919 ‘ da Samsun’a milli mücadeleyi başlatmak için geldi. Bu önemli gün Türk milletinin de düşmandan kurtuluş günü olarak kabul edildi. Mustafa Kemal Samsun’ dan Amasya, Erzurum ve Sivas’ a geçerek toplantılar yaptı. Türk milletinin kurtuluş mücadelesi yapması için konuşmalar yaptı.
Merve Mustafa Kemal Atatürk'ün yurdu ve milleti için yaptıkları saymakla bitmez. Asker olduğu ilk yıllardan itibaren ülkesinin korumak ve vatan topraklarının yeniden Türk milletine kazandırmak için birçok mücadeleyi vermiştir. En büyük mücadelelerinden biri Kurtuluş savaşıdır. Ayrıca Çanakkale cephesinde de vermiş
Ali Kemal, Dahiliye nazırlığı görevinde sadece 1 ay kalmıştır ama neredeyse görevde kaldığı her gün kurtuluş savaşını engellemek için çalışmıştır. Milli mücadeleyi başlamadan bitirmek için tüm yetkilerini kullanan Ali Kemal 23 Haziran 1919 tarihinde yayınladığı bir genelgede şu ifadeleri kullanmıştır:
AtatürkTürk Milleti İçin Neler Yapmıştır, Atatürk’ün Yaptığı Fedakarlıklar. Mustafa Kemal Atatürk, Türk ulusunu yükseklere taşınması için milli mücadeleyi başlatarak Türk milletinin azmi ve inancı sayesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlamıştır. Liderlik özellikleri altında milyonlarca kişinin
Fast Money. Atatürk Milli Güç Unsurlarını Geliştirmek İçin Neler Yapmıştır Ahiret Yolcusu Atatürk Milli Güç Unsurlarını Geliştirmek İçin Neler Yapmıştır Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde milli güç unsurları Atatürkçü Düşünce Sistemi Gücünü Türk milletinin tarihinden alan ve Türk milletini ileri medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmayı amaçlayan bir düşünce sistemidir. Atatürkçü düşüncede milli güç unsurlarını siyasi, ekonomik, askeri ve sosyokültürel güç unsurları olarak sıralayabiliriz. Siyasi Güç Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde siyasi güç, milli egemenliğe ve demokratik düşüncenin gelişmesine dayanır. Bu hedefin esası, devletin gücünü milletten alması, siyasetin millet iradesine göre çizilmesidir. Kalıplaşmış düşünceleri reddeden bu sistem, tüm yeniliklere açıktır. Atatürkçülük, siyaseti çağdaş usullerle yaparak devletin gücünü arttırmayı amaçlar. Atatürk’e göre siyasi gücün zayıflaması, devletin ve demokrasinin geleceğini tehlikeye düşürür. Ekonomik Güç Bir ülkedeki üretim, dağıtım ve tüketim durumlarıyla ilgili her türlü faaliyet, ekonomi konusunun içerisinde yer alır. Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde ekonominin de milli bir nitelik göstermesi gerekir. İşte bu yüzden, topluma yön veren en önemli etkinliklerden olan milli ekonomi Ekonomik Güç, Atatürkçülüğün temel hedeflerinden biridir. Askeri Güç Türkiye’nin güçlenip kalkınması için milli güç unsurları arasında önemli bir yere sahiptir. Coğrafi açıdan her türlü iç ve dış tehditlere açık olan Türkiye’nin, her zaman için güçlü bir orduya ihtiyacı vardır. Ekonomik kalkınmanın tam manasıyla sağlanabilmesi, öncelikli olarak ülke güvenliğin tam anlamıyla sağlanabilmesinden geçmektedir. İşte bu yüzden Atatürk, her dönemde Türk ordusuna ayrı bir önem vermiştir. Yeni Türk devletinin kurulmasıyla ordu, yurt savunmasında, siyasi ve ekonomik gücün etkili olabilmesinde en büyük güvencelerden biri olmuştur. Askeri güç sayesinde Kurtuluş Savaş’ı kazanılarak, siyasi ve ekonomik bağımsızlığa ulaşılmıştır. Sosyokültürel Güç Eğitimli, teknik bilgilere sahip, kültürlü insanların oluşturduğu güçtür. Kültür yoluyla kazanılacak sosyokültürel gücün öğeleri içerisinde insanın niteliği, yetişme düzeyi, dini inançları, tarihi ve kökeni, örf ve adetleri ile milli birlik ve beraberlik yer alır. Atatürk, toplumun kültürel değişimine büyük önem veriyordu. Türk toplumunun çağın gereklerine göre gelişebilmesini bilim ve teknolojiye bağlayan büyük önder, bireyden başlayarak halkı eğitmek, halkın bilgi düzeyini yükseltmek kısacası, bütün milleti eğitimle aydın olarak yetiştirmek istiyordu.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, milli mücadele planlarıyla, 19 Mayıs 1919'da ilk adımı attığı Samsun, 101. yılında da ulusal kurtuluş mücadelesindeki rolünün ve Büyük Önder'in izlerini gururla muhabirinin tarihi kaynaklardan derlediği bilgilere göre, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında, 30 Ekim 1918 akşamı Mondros Mütarekesi imzalanır. Çanakkale'de Türk askerinin destan yazmasına rağmen, düşman gemileri Çanakkale Boğazı'ndan geçerek İstanbul'a demirler, 15 Mayıs 1919'da İzmir İşgal Bölgesi ise işgal güçlerinin iştahını kabartmaktadır. İngiltere, Yunanistan'ın Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum devleti kurma isteğine destek vermektedir. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın, "İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır." maddesi Rum çetelerine güç ve çevresindeki Rumlar, 17-18 Mart 1919 tarihinde Samsun'a asker çıkaran İngilizleri de arkalarına alıp, yaptıkları çete baskınlarıyla kargaşa çıkararak bölgeyi İtilaf Devletleri'nin işgaline açmak yılının mart ve nisan aylarında Rum çetelerinin saldırıları artmaya başlar ve Türk çetelerinin kargaşa çıkardığı iddia edilerek İngilizler, Osmanlı hükümetine 21 Nisan 1919'da bölgede asayişin sağlanması için nota verir. "Eğer siz asayişi sağlayamazsanız biz Samsun'a çıkıp bölgeyi işgal edeceğiz" anlamı taşıyan notanın ardından Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak Şişli'deki evinden 16 Mayıs'ta annesi ve kardeşi ile vedalaşarak ayrılan Mustafa Kemal Atatürk'e, vapura binmeden, "Bandırma Vapuru'nun Karadeniz'de batırılacağı" istihbaratı iletilir. Atatürk, o gün yaşadıklarını şöyle anlatır"Bir an yalnız kaldım ve düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti. Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz'in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır. Bu ihtimal mantıklı idi. Ancak benim için artık yakalanmak, tutuklanmak, sürülmek, düşüncelerimi yapmaktan alıkonmak hepsi ölmekle denk idi. Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim." Büyük Önder, zihnindeki kurtuluş mücadelesi planlarıyla, Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan yola çıkar. Bandırma Vapuru, Kız Kulesi önünde durdurulur. İtilaf devletleri askerleri vapurda denetim yaptıktan sonra Bandırma Vapuru yoluna devam eder. Mustafa Kemal, kaptan İsmail Hakkı Durusu'ya, sahile yakın bir rota çizmesini Vapuru, üç gün sonra Sinop'a varır. Mustafa Kemal Sinop'ta karaya çıkar. Samsun'a kara yoluyla gitmek için yolun durumunu ve araç sorar. Ancak ne yol ne araç vardır. Aldığı bu yanıtla Mustafa Kemal ve beraberindekiler tekrar vapura varış19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Bandırma Vapuru Samsun sahiline demir atar. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını, ilk olarak Havuzlu İsmail'in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey Dünya Savaşı'nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak bir tek kentte sigara üreten Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşları, Samsun'a ilk adımlarını, diğer adı Reji İskelesi olan Tütün İskelesi'nden atar. Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçının karaya çıkardığı Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun'da küçük bir grup karşılar. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey bulunmamaktadır. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine Muhasebe Müdürü Osman Bey'den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir."Dokuzuncu Ordu Kıtaları Müfettişi ve Padişahın Fahri Yaveri Mirliva Mustafa Kemal Paşa" unvanı ile Mustafa Kemal, "Saat Samsun'a ulaşarak görevine başladığına" dair İstanbul'a telgraf Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Atatürk ve maiyetindekilerden bir kısmı, Jean İonnis Mantika'ya ait olan ''Mantika Palas''a yerleştirilir, diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli'nde geçişAtatürk Samsun'da 6 gün kalır, 25 Mayıs'ta Havza'ya geçer. İngilizleri şüphelendirmemek için Atatürk, böbrek sancılarının artttığını ve Havza'nın kaplıcalarının kendisine iyi geleceğini belirterek kentten ve arkadaşları, eski bir araçla Havza'ya doğru yola çıkar. Yollar bozuktur ve araç birkaç kez arızalanır. Araçtan inen Atatürk ve arkadaşları, doğanın güzelliğine kendilerini kaptırarak bir süre "Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar, güneş ufuktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar" marşını söyleyerek yol alır. Mustafa Kemal, Havza'da Mesudiye Oteli'nde, beraberindekiler ise Ali Osman Ağa'nın konağında Havza'da Milli Mücadele'yi örgütlemek için uygun ortamı bulur. İlk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti, Havza'da kurulur. Teşkilat, ilk toplantısını "Taş Mektep" yani şimdiki Merkez İlköğretim Okulunda yapar. İlk miting Havza'da yapılır. Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla gerçekleştirilen mitingde, İzmir'in işgali protesto edilir. İlk genelge yine Havza'da yayımlanır, 28 Mayıs'ta yayımlanan Havza Genelgesi, tüm valilikler, kolordu komutanlıkları ve bağımsız mutasarrıflıklara Genelgesi, Atatürk'ün Samsun'a çıktıktan sonra ilk resmi tepkisi olması dolayısıyla tarihte büyük öneme sahiptir. Atatürk, bu genelgeyle halkın işgallere tepki göstererek milli bilincin uyandırılmasını amaçlamıştır. Bir sonraki durağı Amasya olacak Mustafa Kemal, 18 gün boyunca Havza'da Milli Mücadele için önemli adımlar hareketlilikten haberdar olan İngilizlerin yaptığı baskı ile Atatürk, Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevinden alınır. İlk adımları teker teker atarak yoluna devam eden Atatürk, Havzalılara sivil olarak veda 24 Eylül 1924'te Havza'ya ikinci gelişinde, Havzalılara şöyle seslenecektir "Sizinle en elemli, en yeisli günlerde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Bana mazinin hatırasını tekrarlatan şu daire içinde kıymetkar mesai ve muavenetinizden pek müstefit oldum. Eğer Havzalıların o samimi ve metin hüsnükabulleri olmasa ve eğer Havza'nın nafi şifalı kaplıcaları ahval-i sıhhiyem üzerinde müspet bir tesir bırakmasaydı, emin olunuz ki, inkılap için çalışamayacaktım. Bundan dolayıdır ki Havza ve Havzalılara çok şey borçluyum. Kalbi rabıtam ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım. İlk cüreti, ilk cesareti gösteren sizlersiniz. İnkılap ve Cumhuriyet tarihinde kahraman Havza'nın ve Havzalıların büyük bir yeri vardır." Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı ve Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatışı, Cumhuriyet'in ilanından sonra 1938 tarihine kadar ''Gazi Günü'' adıyla Samsun'da yerel olarak sonra ise Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basması, 20 Haziran 1938'de çıkarılan bir kanunla milli bayram olarak kabul Mücadele'nin ve Mustafa Kemal'in Samsun'daki izleriMilli Mücadele'yi başlatan kişileri Anadolu'ya taşıyan Bandırma Vapuru'nun orijinal planları kullanılarak inşa edilen birebir kopyası, Samsun sahilinde müze gemi olarak ziyarete açık Park'ta düzenlenen alanda ziyarete açılan müze gemi Bandırma Vapuru, özellikle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kente gelen ziyaretçilerden büyük ilgi yıl koronavirüs salgını nedeni ile müze gemi ilk kez 19 Mayıs'ta ziyarete kapalı Atatürk'ün ilk adımı attığı nokta, artık dolgu sahası. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından önceki yıllarda dolgu sahasına "Kurtuluş Yolu" yapılarak, Tütün İskelesi yeniden inşa edildi. Tütün İskelesi'nde ilk adımı temsilen Atatürk ve silah arkadaşlarının ve onları karşılayanların bal mumu heykelleri yer İskelesi'nden başlayan "Kurtuluş Yolu" ise Atatürk'ün Havza'ya geçiş güzergahını takip ediyor. Atatürk'ün Samsun'a gelişinde kaldığı Mantika Palas, uzun yıllar ''Mıntıka Palas'' olarak adlandırıldı ve bugün Atatürk'ün eşyalarının sergilendiği Gazi Müzesi olarak o güne ait izleri canlı Kemal Paşa'nın Havza ilçesinde 25 Mayıs-13 Haziran 1919 tarihlerinde karargah olarak kullandığı ve Milli Mücadele'nin ilk karargahı sayılan ev ise günümüzde "Havza Atatürk Evi" olarak tarihin izlerini yansıtıyor. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi HAS üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
ATATÜRK; 1919 yılının 19 Mayıs'ında Samsun'a çıkışı bir milletin uyanmasını sağlamıştır. Amasya Genelgesi Milli Mücadele ruhunu oluşturmuştur. Erzurum ve Sivas'a giderek Türk Milleti'nin emperyalist güçlere karşı bağımsızlık ve bütünlüğünü koruduğu Kurtuluş Savaşı'nı 19, 2019Milli Mücadele döneminde yaptıkları nelerdir?Milli Mücadele DönemiAMASYA GENELGESİ 22 HAZİRAN 1919 … ERZURUM KONGRESİ23 TEMMUZ-7 AĞUSTOS 1919 … SİVAS KONGRESİ 4-11 EYLÜL 1919 … ATATÜRK'ÜN ANKARA'YA GELİŞİ … SEVR ANTLAŞMASI. … TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'NİN AÇILIŞI. … KURTULUŞ SAVAŞI SIRASINDA MÜCADELE EDİLEN ÖNEMLİ CEPHESİMustafa Kemal ne diyerek milli mücadeleyi başlatmıştır?Bunu,“Ben 1919 senesi Mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde hiç bir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asâletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek yola çıktım.” sözleriyle 7 ifade Milli Mücadele adına hangi önemli olay gerçekleşmiştir?Ulu Önder Atatürk ve arkadaşları, 23 Temmuz 1919'da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Erzurum Kongresi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atılmasını temin mücadelenin aşamaları nelerdir? Çanakkale Krizi ve Mudanya Mütarekesi, Eylül-Ekim Saltanatın kaldırılması, 1 Kasım Lozan Barış Konferansı, Kasım Lozan Antlaşması, 24 Temmuz Cumhuriyetin ilanı, 29 Ekim mücadelenin temel amacı nedir?Milli Mücadele'nin amacı Kuva-yi Milliyemizin etkin egemeni, ancak millet ve yüksek millî amaçlardır; başka hiçbir birey ve topluluk etkili Olamaz. Bütün millet, bütün dünya bilsin ki, en sonunda millet tam bağımsızlığının temin edildiğini görmedikçe, yürümeye başladığı yolda bir an mücadele ile ilgili tarihler nelerdir?Milli mücadele dönemi Türk Kurtuluş dönemi demektir. Bu dönem 19 Mayıs 1919 tarihinde başlamış 29 Ekim 1923 tarihinde son Mücadele’yi kim başlattı?Samsun. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, milli mücadele planlarıyla, 19 Mayıs 1919'da ilk adımı attığı Samsun, 101. yılında da ulusal kurtuluş mücadelesindeki rolünün ve Büyük Önder'in izlerini gururla taşıyor.
milli mücadeleyi örgütlemek için mustafa kemal neler yapmıştır