AyetiOkunuşu ve Türkçe Anlаmı. “Rаbbi lâ tezernî ferden ve ente hаyrul vârisîn (vârisîne)” “Rаbbim! Beni tek bаşımа bırаkmа. Sen vаrislerin en hаyırlısısın”. Mü’minün Suresi 97. Ayeti Okunuşu ve Türkçe Anlаmı. “Ve kul rаbbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn (şeyâtîni)” “ey Rаbbim! Kuran-ı Kerim 6666 ayet ve 114 sureden meydana gelmektedir. 2. En kısa ayet hangi ayettir? Anlamlı en kısa ayet bir kelime olan ve "yemyeşil" anlamındaki "müdhammetan" dır Kuranda ayet ne demek? Sure (Arapça: سورة), Kur'an'da ayetlerden meydana gelen 114 bölümden her biri. Bugünkü mushaflarda ilk sure Fatiha ve son İşteBakara Suresi 155 ayet tefsiri, Arapça ve Türkçe okunuşu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB Ayetler Ayetler: AYETLER.weebly.com: KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ. Elmalı'lı Hamdi Yazır. KURAN-I KERİM ARAPÇA-TÜRKÇE DİNLE. KURAN-I KERİM TÜRKÇE MEALİ AyetininArapçası: Duhâ Suresi 3. Ayetinin Meali (Anlamı): Rasûlüm! Rabbin seni ne terk etti ne de sana darıldı. Duhâ Suresi 3. Ayetinin Tefsiri: Rivayete kadar risâletin ilk zamanlarında Resûlullah (s.a.s.)’e vahyin gelmesi kısa bir müddet kesilmişti. Efendimiz (s.a.s.) buna fazla üzüldü. Fast Money. ASR SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞUVel asr. İnnel insane le fi husr. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis SURESİ TÜRKÇE ANLAMI DİYANET MEALİAndolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka Onlar ziyanda değillerdir.ASR SURESİ ARAPÇA YAZILIŞIASR SURESİ TEFSİRİAsr asır kelimesi isim olarak “mutlak zaman, içinde bulunulan zaman, karn 80 veya 100 yıllık zaman dilimi, gece, sabah, akşam, ikindi vakti, ikindi namazı, bir neslin veya bir hükümdarın, bir peygamberin yaşadığı zaman dilimi, bir dinin yaşandığı dönem” gibi mânalarda kullanılır. Müfessirler burada zikredilen asr kelimesini ikindi vakti, ikindi namazı, mutlak zaman, Hz. Muhammed’in asrı ve âhir zaman gibi farklı şekillerde tefsir etmişlerdir. Bize göre bunlar içinde sûrenin içeriğine ve mesajına en uygun düşeni “mutlak zaman” anlamıdır. Buna göre sûrenin başında zamana yemin edilerek onun insan hayatındaki yerine ve önemine dikkat çekilmiştir. Çünkü zaman Allah Teâlâ’nın yaratma, yönetme, yok etme, rızık verme, alçaltma, yüceltme gibi kendi varlığını ve sonsuz kudretini gösteren fiillerinin tecelli ettiği bir varlık şartı olması yanında, insan bakımından da hayatını içinde geçirdiği ve her türlü eylemlerini gerçekleştirebildiği bir imkân ve fırsatlar alanıdır. Yüce Allah böyle kıymetli bir gerçeklik ve imkân üzerine yemin ederek zamanın önemine dikkat çekmiş; onu iyi değerlendirmeyen insanın sonunun, 2. âyetteki deyimiyle “hüsran” ziyan olacağını hatırlatmıştır. Burada “ziyan”la âhiret azabı kastedilmiştir. Çünkü zamanı ve ömrü boşa geçirmiş insan için en büyük ziyan odur bk. İbn Âşûr, XXX, 531. Sûrede bu ziyandan ancak şu dört özelliğe sahip olanların kurtulacağı ifade edilmiştira Samimi bir şekilde iman etmek iman hakkında bk. Bakara 2/256; Nisâ 4/136-137;b İyi işler yapmak, yani din, akıl ve vicdanın emrettiklerini yerine getirmek, yasakladıklarından kaçınmak;c Hakkı tavsiye etmek;d Sabrı tavsiye şıktaki “iyi işler”in içinde hakkı ve sabrı tavsiye etmek de vardır; fakat bunlar, hem bireyin erdemini ve hemcinslerine karşı sorumluluk bilincini yansıttığı hem de bireyi aşarak toplumsal yararlar doğurduğu için önemi dolayısıyla ayrıca zikredilmiştir hak için bk. Bakara 2/42; sabır için bk. Bakara 2/45. Hakkı ve sabrı tavsiye buyruğunda, bu görevlere kişinin öncelikle kendisinin uyması gerektiği anlamının da bulunduğu kuşkusuzdur. Bu husus, her akıl ve izan sahibi tarafından kolayca anlaşılıp benimsenecek kadar açık olduğu için âyette bunun özellikle belirtilmesine gerek görülmediği hakkı ve sabrı tavsiye, eğitimin önemine ve mahiyetinin nasıl olması, amacının ne olması gerektiğine de ışık tutmaktadır. Çünkü her eğitim faaliyeti sonuçta bir tavsiye yani nasihat ve irşaddır. Doğru bir eğitim faaliyetinin amacı ise insanlara inançta, bilgide ve ahlâkta hakkı yani gerçeği ve doğruyu aktarmak; bunun yanında hayatın çeşitli şartları, maddî ve mânevî zorluklar, saptırıcı duygular, hata ve suç sebepleri karşısında da kişiye sabır ve dayanıklılık aşılamaktır. Hakkı ve sabrı tavsiye, toplumsal hayat ve birlikte yaşamanın getirdiği bütün ahlâkî görevleri içine alan geniş kapsamlı bir görevdir. Hakkın karşıtı bâtıldır; bâtıl ise inanç ve bilgide asılsızlık ve yanlışlığı, ahlâkta kötülüğü içine alan bir kavramdır. Ayrıca hak, adaletle de yakından ilişkilidir. Bu açıdan âyette insanların âdil olmaları ve adalet düzeninin, yani herkesin hakkına razı olduğu ve herkesin hakkının korunduğu bir toplumsal düzenin kurulmasına katkıda bulunmaları gerektiği de anlatılmaktadır. Sonuçta kul, sûrede sıralanan dört ilkeden iman ve sâlih amel sayesinde Allah’ın hakkını, hakkı ve sabrı tavsiye ile de kulların hakkını ödemiş gibi Asr sûresi en kısa sûrelerinden biri olmakla birlikte Kur’ân-ı Kerîm’deki bütün dinî ve ahlâkî yükümlülüklerin, öğütlerin özü sayılmaya değer bir anlam zenginliğine sahiptir. Bu sebeple İmam Şâfiî’nin sûre hakkında, “Şayet Kur’an’da başka bir şey nâzil olmasaydı, şu pek kısa sûre bile insanlara yeterdi. Bu sûre Kur’an’ın bütün ilimlerini kucaklıyor” dediği nakledilmiştir bk. İbn Kesîr, VIII, 499; Muhammed Eroğlu, “Asr Sûresi”, DİA, III, 502.Mehmet Âkif Ersoy’un deyişiyle Hâlikin nâ-mütenâhî adı var en başı Hak Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak Hani ashâb-ı kirâm ayrılalım derlerken Mutlaka sûre-i ve’l-Asr’ı okurmuş bu neden? Çünkü meknûn o büyük sûrede esrâr-ı felâh Başta îmân-ı hakîkî geliyor sonra salâh Sonra hak sonra sebât İşte kuzum insanlık Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık Safahât, İstanbul 1944, s. 419.Asr Suresi KonusuAsr suresi Allah'a iman etmeyi, bu dünyada hayırlı işler yaparak ahiretini de güzelleştiren insanlar için indirilmiştir. Bu surede sabır eden insanların, sabrını ziyan eden kişilerden ayrı tutulamayacağı bildirilmiştir. Asr suresi, sabır edenlerin mükafata ulaşacağını Suresi ÖnemiAsr suresi ismini, ilk ayette geçen çağ, geçen zaman ve ikindi vakti kelimelerinden almıştır. Bu sürenin önemi, insanın bulunduğu kötü durumdan Allah inancı ve iman ile çıkacağıdır. Asr suresinde kişinin sabır etmesi durumunda mükafata nail olacağı Suresi Kaç Ayet ve Sayfa? Ne Zaman İndirilmiştir?Asr suresi Kur'an-ı Kerim'de ki kısa surelerden bir tanesidir. 3 ayetten oluşan Kur'an-ı Kerim'de ki 103. suredir. Bu surenin Mekke'de indiğine Suresi Kaçıncı Sayfa Ve Cüz İçerisinde Yer Alıyor?Asr suresi, Kur'an'da yer alan 3 ayetten oluşan bir suredir. Kur'an'ın 30. cüzünün 601. sayfasında yer Suresi Okumanın Fazileti ve FaydalarıHadis-i şerifte de buyuruldu gibi Asr suresini okuyan kişileri Allah'u Teala tarafından günahları affedilir. Kısa bir süre olmasına karşın kur'an-ı Kerim'deki ilimlerin hepsini içinde barındıran bir suredir. Ahiret saadetini temin eder. Asr suresini her gün okuyan kişilerin günahları affolunur iç sıkıntısından kurtulurlar. Şifa dileyen hastalar veya yakınları tarafından bu sure Suresi Abdestsiz Okunur mu?Diğer sureler gibi Asır suresinin ve namaz abdesti alınmadan okunmasında herhangi bir sakınca yoktur. Fakat bu sure Kur'an-ı Kerim'i eline alınarak değil de ezbere okunması gerekir Çünkü Kur'an-ı Kerim'e dokunmak için abdest alınması Suresi Hikmeti ve SırlarıAsr suresinin birçok hikmeti bulunmaktadır. Asr suresini okuyan kişilerin günahları Allah tarafından affolunur. Peygamber Efendimizin ashab-ı ndan 2 kişi rastlaştıklarında bir diğerine bu hikmetli sureyi okumadan ayrılmazdı. Asr suresi insanlara sabır veren suredir. Bu dünyada sabır edenlerin ahirette ödüllendirileceği Suresi Ne İçin, Ne Zaman, Neden ve Nasıl Okunur?Asır suresi insanın en samimi şekilde Allah'a sığınması ve iman etmesi için okunur. Asr suresi hastalığa veya sıkıntıya düşüldüğü anda okunabilir. Bu sureyi okuyan kişiler Allah yolunda iman edip ilerlerler. Yüce Allah Asr suresinde kur'an-ı Kerim'deki bütün ilimleri içinde bulunduran sure demiştir. Asr suresi her vakit okunabilen sure neredendir. Bu sureyi Günde 70 defa okuyanlar sıkıntıdan ve kederden kurtulur. Asr suresini okuyan hastalar şifa Suresi Nasıl Ezberlenir?Asr suresi, kolay teknikler ile ezber yapılabilir. 3 ayetli bir sure olduğu için her ayeti 10 defa tekrar ederek kolaylıkla ezber yapılmış olur. Asr suresinde her bir ayet on defa tekrar edilerek bir zincire bağlanmış Suresi Ne Anlatıyor?Asr suresi Allah'a iman etmeyi, bu dünyada iyi bir kul olmayı, ahiretini de güzel yaşamayı ve Allah'a en samimi şekilde iman edilmesi gerektiği anlatıyor. Bu dünyada hayırlı işler yaparak birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye veren insanların sabrı ziyan eden insanlardan ayrı tutulduğu Suresi Ölülere Okunur mu?Vefat etmiş kişiler için dua etmek maksadı ile Asr suresi okunabilir. Belli bir sayı olmaksızın birden fazla Asr Suresi okuyarak sevabını vefat etmiş yakınlarınızın ruhlarına hediye Suresi ÖzellikleriAsr suresi 3 ayet 14 kelimeden ve 73 harften oluşmaktadır. Mustafa göre 103 sırada indirilmiştir Kur'an-ı Kerim'in 103. suresidir. Kısa sure grubunda yer alır. Kur'an-ı Kerim'deki en kısa surelerden biridir. Asr suresinde yemin edilerek başlanır. Yeminli surelerin 23. ve sonuncusudur. Hakka samimiyetle uymayı ve sabrı öneren Suresi Şifa İçin Okunur mu?Asr suresi şifa veren surelerdendir. Bütün sıkıntılara ve hastalıklara karşı Asr suresi okunabilmektedir. Bu sure özellikle ateşli hastalar için okunur. Surenin tesirini artırmak için sürekli okumak gerekir. Hastaya 70 defa okunduğu zaman o hasta şifa bulur. Asr suresi suya okunup hasta kişiye ne içilebilir bu sayede hasta kişi şifa Suresi Uzun Bağışlama DuasıAsr suresi kulların günahlarını affettiren bir duadır. Kur'an-ı Kerim'in bütün hikmetlerini içinde bulunduran asr suresi tüm samimiyeti ile Allah'a sığınan ve günahlarının affolmasını isteyen kişiler tarafından okunabilir. Allahu Teala Asır Suresi sayesinde kullarının günahlarını Suresi Üzerinde TaşımakAsr suresini muska veya cevşen olarak taşınabilmektedir. Asr suresini üzerinde muska olarak taşıyan kişiler kötülüklerden ve şerlerden korunurlar. Asr suresi insanın kötü durumlarda daha sabirli ve daha imanlı olmasına yardımcı olur. Üzerinde asr suresi taşıyan kişiler Allah-u Teâlâya he daim samimi şekilde iman ederler. Bu sureyi taşımak kişiyi iç sıkıntısından Suresi Ne Zaman Okunmalı?Asr suresi hastalık, sıkıntı veya stres anında okunması gereken duaların başındadır. Asr suresi genellikle yatmadan önce okunmalıdır. Bu sureyi Günde 70 defa okuyan kişiye bütün sıkıntılarından kurtularak Allah'a olan inancını SURESİ HAKKINDA MERAK EDİLEN DİĞER KONULARAsr Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştirAsr Suresi Faziletleri nelerdirAsr Suresi anlamı nedirAsr Suresi abdestsiz ve adetliyken okunur mu?Okumak İsteyenler için Namaz Sureleriİhlas SuresiFelak ve Nas Suresiİnşirah SuresiYasin SuresiBakara SuresiAyetel KürsiKadir SuresiFil SuresiFetih SuresiKevser Suresi Yusuf / 2. Ayet اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ Hiç şüphesiz biz o kitâbı, düşünüp anlamanız için Arapça bir Kur’an olarak indirdik. Ra'd / 37. Ayet وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّاۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ۟ Böylece biz Kur’an’ı Arapça dilinde nihâî bir hüküm ve hikmet kaynağı olarak indirdik. Şâyet, sana İlim’den gelen bu kadar gerçekten sonra onların arzu ve isteklerine uyarsan, seni Allah’ın azabından kurtaracak ne bir dost bulabilirsin, ne de bir koruyucu. Nahl / 103. Ayet وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيٌّ وَهٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيٌّ مُب۪ينٌ Senin hakkında kâfirlerin “Ona Kur’an’ı kesinlikle bir insan öğretiyor” dediklerini elbette biliyoruz. Kaldı ki, Kur’an’ı sana öğrettiğini iddia ettikleri kişinin dili yabancıdır, Kur’an ise açık ve anlaşılır bir Arapçadır. Tâ-Hâ / 113. Ayet وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا ف۪يهِ مِنَ الْوَع۪يدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا Rasûlüm! İşte biz kitabı Arapça bir Kur’an olarak indiriyor ve onda tehdit ve uyarılarımızı çeşitli açılardan farklı üsluplarla açıklıyoruz. Umulur ki onlar bu sâyede günahlardan sakınırlar, yahut Kur’an onlarda her defasında yepyeni bir şuur ve idrak uyanıklığı meydana getirir. Şuarâ / 198. Ayet وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ Biz Kur’an’ı Arap olmayan birine indirseydik, Zümer / 28. Ayet قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ Onu her türlü çelişkiden ve gerçeğe aykırı bütün unsurlardan uzak, dosdoğru Arapça bir Kur’an olarak indirdik; belki gittikleri yolun yanlışlığını anlayıp Allah’a karşı gelmekten sakınırlar diye. Fussilet / 3. Ayet كِتَابٌ فُصِّلَتْ اٰيَاتُهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَۙ O, doğrunun ve güzelin kıymetini bilen bir toplum için âyetleri Arapça okunup rahatlıkla anlaşılan bir metin olarak iyice açıklanmış ve belli bir sistem dâhilinde dizilmiş bir kitaptır. Şûrâ / 7. Ayet وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ Şehirlerin anası Mekke halkı ile onun çevresindekileri uyarman ve geleceğinde şüphe bulunmayan toplanma gününün dehşetinden sakındırman için sana böylece Arapça bir Kur’an vahyediyoruz. O gün geldiğinde insanlardan bir kısmı cennette, bir kısmı ise çılgın alevli cehennemde olacaktır. Zuhruf / 3. Ayet اِنَّا جَعَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَۚ Şüphesiz biz onu, düşünüp anlayabilesiniz ve gerekli dersleri alabilesiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik. Ahkaf / 12. Ayet وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِيًّا لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ Oysa Kur’an’dan önce de bir rehber ve rahmet olarak Mûsâ’­nın kitabı vardı. Kur’an ise, zulmedenleri uyarmak ve iyi ve makbul işler yapanları müjdelemek üzere Arap diliyle indirilmiş, kendisinden öncekileri doğrulayan bir kitaptır. 1257 Son Güncelleme 1258 Kur’an'dan Ayetler ve Anlamları Nelerdir? Bilindiği üzere vahiy, Allah'ın dilediği emir, bilgi ve hükümleri peygamberine yine bazen melekleri vasıtasıyla bildirmesini anlatan bir teolojik terimdir. Müslümanların kutsal kitabı olan "Kuran'ın" okuma manasına gelen "kara'e" kökünden geldiği düşünülmektedir. Çünkü Kuran' da çok kez ikra, yani oku emri yer almaktadır. Kuran, "ikra" oku emri ile başlamaktadır. Çünkü Kuran-ı Kerim; insanların okuyup anlamasını ve bu çerçevede iman ederek güzel amellerde bulunmalarını emretmektedir. Kuran'ın Bakara Suresi'nin 2/ 185 Ayet ve 97/1 Ayetlerinde Hz. Muhammed'e peygamberlik verilmesi ve kendisine inanıp ilk iman eden Müslüman hakkında bilgiler vermektedir. Buna göre Hz. Muhammed'e 40 yaşında iken yani 610 yılının Kuran inmeye başlamıştır. Eşi Hz. Hatice ise Hz. Muhammed'e peygamberlik görevinin verildiğini anlayıp ona iman ederek Müslüman olan ilk insandır. Böylece ilk Müslüman kişinin de bir kadın olduğu görülmektedir. Kuran'ın "El-Kassas Suresi 28/86. Ayetlerinde" ise Hz. Muhammed'in kendisinin bir peygamberlik beklentisi içinde olmadığı anlatılmaktadır. Kur’an-ı Kerim'de Kurandan Tasvir Eden Anlamları nelerdir? Kuran-ı Kerim' de, pek çok ayette Kuran hakkında bilgiler verilmektedir. Kur’an'ın anlatıldığı bu ayetlerin yanında sayısız hadis de bulunmaktadır. Kuran ile ilgili ayetlerden bazıları aşağıdadır Kadir Suresinde Kuran-ı Kerim'in Kadir gecesinde indirildiği bildirilmektedir. Kadir gecesinin değeri, hikmeti ve bin aydan daha hayırlı bir gece olduğu vurgulanmaktadır. Kuran'ın ramazan ayında indiği de Bakara Suresi' nin 2/185. Ayetlerinde geçmektedir. Duha Suresi 3/4 ayetlerinde Peygambere bir süre vahiy kesildikten sonra nazil olmuştur Allah peygamberini teselli ederek "...Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı...Ve kesinlikle senin için sonu önünden daha hayırlıdır..." buyurmuştur. Maide Suresi'nin 5/3. Ayetlerinde ise Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır"...Bugün size dininizi tamamladım..." Ayetel Kürsi duasının Arapça ve Türkçe okunuşunu, Diyanet mealini, tefsiri ve önemini haberimizde bulabilirsiniz. Ayetel Kürsi oku, dinle, ezberleAyetel Kürsi dinle, ezberleNasser al Qatami'nin yorumuyla Ayetel Kürsi dinle. Ayetel Kürsi Arapça okunuşuاَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌؕ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِؕ مَنْ ذَا الَّذٖى يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِهٖؕ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُحٖيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهٖٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظٖيمُ Ayetel Kürsi Türkçe okunuşuAllahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil ard. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi, ya’lemü mâ beyne eydîhim, vemâ halfehüm, velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî, illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm. Ayetel Kürsi Arapça yazılışı Ayetel Kürsi Arapçası Ayetel Kürsi'nin Diyanet meali﴾255﴿ Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır. Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez. Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir. O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır. Onları korumak kendisine zor gelmez. O yücedir, mutlak Kürsi'nin anlamı7 defa Ayetel Kürsi dinleAyetel Kürsi tefsiriİçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Âyetü’l-kürsî” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l-kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır. Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve “beyyine”ye imana götüren işaret ve delil rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği “kendisinde ve yakından uzağa çevresinde enfüs ve âfâk”, peygamberleri desteklemek üzere Allah’ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan “sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar”da görülmektedir. Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, delildir. Şevkânî’nin Buhârî, Müslim, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi sahih kaynaklardan derlediği hadislerden birkaçı bile bu âyetin önemi hakkında bir fikir edinmeye yetecektirHz. Peygamber, Übey b. Kâb’a “Allah’ın kitabından hangi âyet en büyüğüdür” diye sorup “Âyetü’l-kürsî’dir” cevabını alınca onu tebrik etmiştir Müslim, “Müsâfirîn”, 258.Yine Übey’in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi, dağıtmayı seven Übey’i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya başlamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtulabileceğini sorunca “Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile” dedi ve ekledi “Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden korunmuş olur.” Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber’e aktardı. Resûlullah, “Habis doğru söylemiş” buyurdu. Buhârî’de de Ebû Hüreyre’den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet vardır. Hz. Peygamber’e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği hırsız Ebû Hüreyre’ye şöyle demiştir "Yatağına yatınca Âyetü’l-kürsî’yi oku, devamlı olarak Allah’tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana şeytan yaklaşamayacaktır."Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem O’nun vahdâniyeti birliği, tekliği hem de İslâm’ın getirdiği imanın tevhid Allah’ı birleme, bir bilme özelliği açıklanmak üzere “O’ndan başka tanrı yoktur” buyurulmuştur. Müşrikler elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade etmek üzere hemen arkasından “O diridir” buyurulmuştur. Evet Allah diridir, O’nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi bunun da mahiyetini ancak kendisi Araplar’daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu büyük bir Allah’a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır. Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ’nın “kayyûm” sıfatını zikrederek “küçük, aracı, özel görevli... tanrılar”a gerek bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kayyûm, “bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan” demektir. “Onu ne uyku basar ne uyur” cümlesi, hay ve kayyûm sıfatlarını pekiştirmekte ve biraz daha anlaşılmasını sağlamaktadır. Uyku basan veya fiilen uyuyan birinin gözetim, yönetim, koruma gibi işleri yerine getirmesi mümkün değildir. Allah Teâlâ’nın kayyûmluğu kâmil ve kesintisiz olduğuna, daha doğrusu kayyûm sıfatı bunu ifade ettiğine göre O’nu ne uyku basar ne de ve gökte ne varsa –başka hiçbir kimseye değil– O’na aittir; yaratanı da gerçek sahibi de O’dur. Âyetin bu mânayı ifade eden parçası “Yalnız O’na aittir” kısmıyla tevhidi öğretirken “başkasına değil” mânasıyla de şirkin çeşitlerini reddetmektedir. Çünkü müşrik toplumlar varlıkları yaratılış, aidiyet ve yetki bakımlarından çeşitli tanrılar arasında paylaştırmışlar; meselâ yıldız, gök, yer... tanrılarından söz etmişlerdir. “Yerde ve gökte” tabiri Arapça’da “bütün varlıklar” mânasında kullanılmakta, adına yer ve gök denilmeyen veya maddî mânada yere ve göğe dahil bulunmayan mekânlar ve buradaki varlıklar da bu ifadenin içine girmektedir. Allah’a ortak koşan kâfirlerin bir kısmı, bu ortakların O’na denk olduklarına değil, O’nun nezdinde reddedilemez şefaat, geri çevrilemez aracılık hakkına sahip bulunduklarına inanmakta ve putlara bu anlayış içinde tapınmaktadırlar. “Allah katında, O izin vermedikçe hiçbir kimse şefaat edemez” mânasındaki cümle bu inancın asılsızlığını ortaya koymakta; şefaatin de izne bağlı bulunduğunu, O izin vermedikçe ve dilemedikçe kimsenin böyle bir yetki ve imkâna sahip olamayacağını özlü ve etkili bir şekilde zihinlere yerleştirmektedir. Allah katında kendisine şefaat izni verilenlerin durumu ve yetkileri, ödül törenlerinde ödülleri vermek üzere kürsüye çağrılan şeref konuklarınınkine benzemektedir. Ödülün kime verileceğini bilen ve belirleyen onlar değildir. Ancak bu merasimi tertipleyenlere göre onlar, şerefli, saygıya lâyık, büyük kimseler olduklarından kendilerine böyle bir imtiyaz verilmiştir. Allah katında şefaatlerine izin verilecek olanlar da Allah’a yakın ve sevgili kullar olacaktır. Allah’tan başka bütün şuur ve bilgi sahiplerinin bilgileri sınırlıdır, doğru da yanlış da olmaya açıktır. Bu genel gerçek şefaat meselesine uygulandığında kimin şefaate lâyık olduğunun da ancak Allah tarafından bilineceği anlaşılır. Çünkü dış görünüşü mâ beyne eydîhim itibariyle şefaate lâyık görülenlerin, kullar tarafından görülemeyen ve bilinemeyen iç yüzleri mâ halfehüm itibariyle böyle olmamaları mümkündür. Allah birdir ve yalnızca O ibadete lâyıktır; çünkü O’ndan başka olmuşu, olacağı, gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, görüleni, gaybı bilen kürsü, “koltuk, sandalye, taht” anlamlarına gelir. Mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk mânalarında da kullanılmaktadır. Allah Teâlâ’nın üzerine oturulan maddî alet mânasında kürsüsü olamayacağından –bu O’nun bizzat açıkladığı yüce sıfatlarına aykırı düştüğünden– burada kürsüden bir başka mânanın kastedilmiş olması gerekir. Esasen Kur’an’da Allah’a nisbet edilen, “Allah’ın...” denilen her şeyi, O’nun varlığına dahil veya kullandığı bir şey olarak anlamak da doğru değildir. Meselâ “Allah’ın evi, Allah’ın ruhu, Allah’ın emri, Allah’ın kölesi” tamlamalarında Allah’a ait olan şeyler böyledir. Bunlar ne O’nun varlığının bir parçasıdır ne de kullandığı araçlardır; önem ve şereflerinden dolayı O’nun” diye tanımlanmışlardır. İbn Abbas’a göre kürsüden maksat ilimdir. O’nun ilmi her şeyi kaplar. Âyetin bu kısmını, “kürsüden maksat O’nun hükümranlığıdır ve buna sınır yoktur, hiçbir şey O’nun dışında kalamaz” veya “Allah semavatı, arzı, arşı Kur’an’da zikretmiş, fakat bunlardan maksadın ne olduğunu açıklamamıştır. Kürsüsü de böyle bir varlıktır, yerleri ve gökleri içine alacak kadar geniştir. Ne ve nasıl olduğunu ise ancak kendisi bilmektedir” şeklinde anlamak mümkündür. Yüce, kâmil, eşsiz sıfatlarının bir kısmı âyette zikredilen yüce Allah’a, kulların sonsuz gibi gördükleri kâinatı korumak, gözetmek ve yönetmek elbette güç gelmeyecek, O’nu yormayacak, meşgul bile etmeyecektir. Çünkü O yücelerden yücedir, kimse bilmez SuresiYasin Suresi'nin okunuşuNebe Suresi'nin okunuşuMülk Suresi'nin okunuşu 1.“Ve fiy enfusikum,efela tubsirun”51 Zariyat-21 Nefslerinizde!.Hala görmüyormusunuz.? 2. “Hu vel Evvelu vel Ahiru vez Zahiru vel Batın”57 Hadid-3 “O dur Evvel ve Ahir veZahir veBatın” 3. “ Ela inne HU Bikülli şey’in muhıyt”41 Fussilet-54 “Dikkat edin;O gerçekten Şey’in kendisi olarak ihatadadır” 4.“Ve HU ve meakum eyne ma küntüm”57 HADİD-4 “Nerede olursanız olun, sizinledir” 5. “Ve ma halaknes semavati vel arza ve ma beynehuma illa Bil HAKK”15 HİCR-85 “Semaları ve arzı ve aralarındakileri yanlızca HAK olarak halkettik”. 6.“Fe eynema tuvellu fesemme VECHULLAH”2 BAKARA-115 “Her ne yana dönerseniz Allah’ın VECHİ oradadır”. 7.“İkra kitabek, kefa Binefsik el-yevme aleyke hasiyb”17 İSRA-14 “OKU kitabını,bugünde Hasiyb olarak nefsin yeterlidir”. 8.“Kulillah sümme zerhum”6 EN’AM-91 “ALLAH de ötesini bırak” eflaha men zekkaha”91 ŞEMS-9 “Gerçek şu ki,NEFSİNİ arındıran kurtuldu” 10. Ve ma rameyte iz rameyte ve lakinnALLAHe rama”8 ENFAL-17 “Attığında sen atmadın,atan ALLAH’tı” 11.” Ve minennasi men yekulu amenna Billahi ve Bilyevmilahiri ve mahum Bimu’minin”2 BAKARA-8 “Ve insanların bir kısmı,~B-harfinin işaret ettiği sır kapsamında olarak Allah’a ve yine –B-harfinin sırrını anlamış olarak iman etmemişlerdir.” 12.”Ya eyyuhellezine amenu,Aminu Billahi...”4 NİSA-136 “Ey iman edenler,iman edin~B~harfindeki anlam itibariyle ALLAH’a”.. 13.”Ma min dabbetin illa hu ahizun Binasiyetiha”11HUD-56 “Hiçbir canlı yoktur ki Ra’bbim alnında çekip götürmesin!.” 14.”Allahu yectebiy ileyhi men yeşa”42 şura-13 “Allah dilediğini kendine seçer.” 15.”Ve Rabbuke yehluku ma yeşau ve yehtar;makane lehumul hiyerah”28 KASAS-68 “Rabbin dilediğini halkeder ve dilediğini seçer...Onların ihtiyarları tercih hakları yoktur![insanlar takdirlerindekini yapmak zorunda dırlar!] 16.”İnna külle şey’in halaknahu Bİ-KADER”54 KAMER-49 “Gerçekten biz,herşeyi kaderiyle halk ettik!..” 17.”OKUNUŞU”Ma esabe min musiybetin filarzi vela fiy enfusikum illa fiy kitabin min kabli en nebraeha.. Likeyla te’sev ala ma fatekum vela tefrahu bima ataküm”57 HADİD-22,23 “ANLAMIYeryüzünde ,yani afakta ve nefislerinizde ,yani varlığınızda meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki ,biz onu yaratmadan evvel bir kitapta belirlemiş olmayalım..Bunu,elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve ALLAH’INsize verdiği ile sevinip şımarmayasınız diye açıklıyoruz.” 18.”Ve asa en tekrahu şey’en ve huve hayrun leküm ve asa en tuhibbu şey’en ve huve şerrun lekum, vallahu ya’lemu ve entum la ta’lemun”2 BAKARA-216 “Olabilir ki ,bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz onu kerihtiksindirici görürsünüz..Ve bir şey sizin için şer olduğu halde onu seve bilisiniz...ALLAH bilir siz bilemezsiniz.” 19. “Ve in min şey’in illa yusebbihu Bihamdihi velakin la tefkahune tesbihahum”17 İSRA –44 “Hiçbir şey yoktur ki ,O’nu O’nun hamdiyle tesbih siz onların tesbihlerini anlayamazsınız!..” 20.“Leyse lil insani illa ma se’a” 53NECM-39 “İnsana kendi çalışmalarının getirisinden başka bir şey yoktur.” 21.“Velev şae rabbuke leamene men fil arzı küllühüm cemiy’a efeente tukrihunnase hatta yekunu mu’ ma kane linefsin en tu’mine illa Biiznillahi ve yec’alurricse alellezine la ya’kilun”10YUNUS-99,100 “Eğer Rabbin isteseydi yeryüzündekilerin tamamı iman eder halde mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın...Allah’ın izni olmadıkca hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir..Allah murdarlığı aklını kullanamayanlar üzerine bırakır.” 22. “Ve men kane fiy hazihi a’ma fehuve filahireti a’ma ve edallu sebiyla”17 İSRA-72 “Kim bu dünyada kör olursa ahirette de kördür ve daha da şaşkın!” 23.“Ve Binnecmihum yehtedun”16NAHL-16 “Yıldız ile hidayete ererler” 24.“Velleziyne amenu ve amilussalihati”2 BAKARA-82 VE 103 ASR-3 “Onlar ki hüsrandan kurtulanlariman edip kurtuluşa erdirecek olan fiilleri tatbik ederler.” 25.“Velen tecide li sünnetillahi tebdiyla “48 FETİH-23 “Allah’ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.” 26.“İnneddine indallahil İslam.”3 ALİ İMRAN-19 “Kesinlikle ALLAH indinde din İslamdır.” 27.“Ve nahnu ekrabu ileyhi min hablilveriyd “50 KAF-16 “Biz ona insana şah damarından daha yakınız” 28.“Ennennase kanu biayatina la yukinun”27 NEML-82 “İnsanlar ayetlerimize ikan sahibi olamadılar.” 29.”Ve etl’ullahe ve resulehu”8 ENFAL-46 “ ALLAH’a ve RESULÜ’ne uyunuz!..” 30.”Eraeyte menittahaze ilahehu hevahu”25 FURKAN-43 “Kendi hevasını kendine tanrı edineni gördün mü?..” 31.”Liküllin cealna minküm şir’aten ve minhaca”5 MAİDE-48 “Sizden her bir peygamber için bir şeriat ve bir program meydana getirdik.” 32.”Amener Rasulu bima ünzile ileyhi min rabbihi”2 BAKARA-285 “Rasul de iman etti hakikatı Rabbinden inzal olana.” 33.”Ve evha Rabbuke ilen nahl”16 NAHL-68 “Rabbin bal arısına vahy etti ki...” 34.”Feemmelleziyne amenu Billahi va’tasamu Bihi feseyudhıluhum fiy rahmetin minhu ve fadlin ve yehdiyhim ileyhi sıratan mustakıyma”4 NİSA-75 “~B~nin sır anlamıyla ALLAH’a iman eden ve o’na bağlanıp O’nunla korunanları rahmetine ve fazlına erdirir, sıratı mustakıyme hidayet eder” 35.”Yahluku ma yeşa”42 ŞURA-49 “[ALLAH] DİLEDİĞİNİ YARATIR.” 36.”İnnallahe yef’alu ma yürid”22 HAC-14 “ Kesinlikle ALLAH dilediğini yapar.” 37.”La yus’alu amma yef’al”21ENBİYA-23 “Yaptıklarından sual sorulmaz.” 38.”Er RAHMAN alel arşistiva”20 TAHA-5 “Rahman arşın üstünde istıva etmiştir.” 39.”Külle yevmin HU ve fiy şe’n”55 RAHMAN-29 “O her an yeni bir oluşturmadadır” 40.“Ellezine yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve ala cunubihim”3 ALİ İMRAN-191 “Onlar ki ALLAH’ı ayakta iken otururlarken ve yanları üzere uzanıp yatarken zikrederler.....” 41.“İnnallahe le Ganiyyun anil alemin”29 ANKEBUT-6 “ Kesinlikle ALLAH alemlerden GANİ dir.” 42. “Hatta iza cae ehadehumul mevtu ,kale,rabbirci’un lealliy a’melu salihan fiyma teraktu; kella,inneha kelimetün Hüve kailuha ve min veraihim berzehum yevmeizin ve yetesaelun”23 MÜ’MİNUN-99-101 “Nihayet onlardan her birine ölüm geldiğinde ,Rabbım beni dünyaya geri gönder, ta ki boşa geçirdiğim hayatımı orada bıraktıklarımla ,yararlı çalışmalarla değerlendireyim; !Bu diyenin geçersiz görüşüdür!.Onların ardında, Ba’s[mahşer] gününe kadar sürecek kabir alemi vardır. Toplu Baas için sura üflendiğinde aralarında ne soysopluk vardır,ne de birbirlerini sorup soruşturabilirler” 43.“Ya ma’şerel cinni kadisteksertüm minel insi”6 ENAM-1218 “E y cin topluluğu, insanların EKSERİYETİNİ hükmünüz altına aldınız” 44.”Kul,küllün ya’melu ala şakıletihi”17 İSRA-84 “De ki , tümü de programları [şakıleleri] doğrultusunda fiiller yaparlar. 45. “Feakım vecheke liddiyni haniyfa, fıtratAllahilletiy fetarennase aleyha .La tebdiyle lihalkillah; zalike diynül kayyım; velakinne ekserennasi la ya lemun.”30 RUM-30 “Vechini hanif olarak dine döndür..O ALLAH FITRATI ki ,İnsanları o nun üzerine yaratmıştır;ALLAH’ın [belli bir amaç ve programla] yarattığı varlığında asla program değişkliği dosdoğru din budur!...Velakin insanların EKSERİYETİ bu gerçeği bilemezler.” 46. “Ve ma teşaune illa en yeşaALLAH”76 İNSAN-30 “Siz isteyemezsiniz ; isteyen ALLAH’tır!.” 47. “Vallahu halekaküm ve ma ta’lemun”37SAFFAT-96 “Sizi de yapageldiklerinizi de Allah yaratmıştır.” 48. “Ve asa ADEM’u rabbehu fe ğeva”20TA-HA-121 “Ve ADEM rabbına asi oldu da şaşıp kaldı” 49. “Ta rucul melaiketu ver ruhu ileyhi fiy yevmin kane mikdaruhu hamsiyne elfe senetin”70 MEARİC-4 “Ruh ve melaike bir günü ellibin sene olan bir zaman ölçüsünde O’na URUÇ ederler.” 50. “Ve nefsin ve ma sevvaha , feelhemeha fucureha ve takvaha”91 ŞEMS-7,8 “Nefse ve onu düzenleyene ,sonra da ona hem kötülüğü hem de korunmayı ilham edene.” 09/10/2001

arapça kısa ayetler ve anlamları